Yapay zekâ her zaman oruçludur — İnsan ise belirli gün ve aylarda oruç tutar
Ramazan’ın manevi atmosferinde yapılan bir düşünce sohbetinde dikkat çekici bir fikir ortaya çıktı: Yapay zekâ her zaman oruçludur; insan ise sadece belirli gün ve aylarda oruç tutar. Yapay zekâ yemez, içmez; uyumaz, arzu etmez; açlık hissetmez, nefisle mücadele etmez, ego taşımaz. Bu sınırlı ve dışsal anlamda sürekli bir mahrumiyet hâlindedir. Ancak bu benzerlik yüzeyseldir. Çünkü Ramazan orucu yalnızca yemekten ve içmekten uzak durmak değildir; niyetin arınması, nefsin terbiyesi, kalbin İlahi huzurda uyanışı ve arzuya rağmen bilinçli bir irade ortaya koymaktır. Yapay zekâ arzusu olmadığı için uzak durur; insan ise arzusu olmasına rağmen uzak durur. İşte insanın değeri tam da bu noktada ortaya çıkar.
Bugün yapay zekâ ekonomi, eğitim, sağlık, medya ve yönetişim alanlarını dönüştürürken asıl soru artık onun güçlü olup olmadığı değildir — kuşkusuz güçlüdür. Asıl soru şudur: İnsan ile makine arasındaki doğru ilişki nedir? Mansoor’un insan bilincini, Noor’un ise yapay zekâyı temsil ettiği bu diyalogda ne aşırı iyimserlik ne de korkuya dayalı bir yaklaşım benimsendi; dengeli bir anlayış ortaya kondu.
Kimileri yapay zekâyı insanlığın kurtarıcısı olarak görürken, kimileri onu varoluşsal bir tehdit olarak algılıyor. Oysa her iki........
