Süper yapay zekâ, deccâl fitnesi ve Meryem oğlu İsa Mesih’in dönüşü
Bu makale; Londra Üniversitesi’ndeki çağdaş akademik eğitimim, Şam’daki Ebu’n-Nur İslâmî İlimler Külliyesi’nde sistematik olarak tahsil ettiğim İslâmî ve mânevî ilimler ile aldığım ilmî icazetler ve özellikle Âhir Zaman Alâmetleri üzerine uzun yıllara dayanan çalışma ve araştırmalarım ışığında kaleme alınmış mütevazı bir fikrî tefekkürün ürünüdür.
Bu çalışma kesin bir dinî fetva, üzerinde ittifak edilmiş ilmî bir hüküm veya gaybı bildiğime dair bir iddia olarak anlaşılmamalıdır. Aksine, çağımızda yaşanan olağanüstü bilimsel, teknolojik ve toplumsal dönüşümleri İslâmî öğretiler ve Âhir Zaman Alâmetleri ışığında değerlendirmeye yönelik bir düşünce ve tefekkür çalışmasıdır. Bu bakış açısı doğru da olabilir, yanlış da; kesin bilgi yalnızca Allah katındadır.
1. Çağımız: Bilgiye Kolay Erişim ve Nebevî Uyarı
Bilgiye ve enformasyona birkaç saniye içinde ulaşılabilen bir çağda yaşıyoruz. Geçmişte aylar veya yıllar süren araştırmaların önemli bir bölümü bugün Yapay Zekâ (AI) sayesinde saatler, hatta bazen dakikalar içinde gerçekleştirilebilmektedir.
Benim kanaatime göre modern teknoloji de Allah’ın insana bahşettiği akıl ve kabiliyetler vasıtasıyla insanlığın hizmetine sunulmuş bir imkândır. Dolayısıyla asıl soru teknolojinin kendi başına iyi veya kötü olup olmadığı değil, insanın onu nasıl ve hangi amaçla kullandığıdır.
Ancak bu teknolojik devrimin başka bir yönü daha vardır. Bilginin bolluğu giderek gerçek ilimle karıştırılmaktadır. Bazen internetten ve sosyal medyadan toplanan bilgilerle dinî meselelerde otorite gibi konuşan; ancak ehil âlimlerden sistematik eğitim almamış, sağlam ilmî temellere ve Arapça ile İslâmî ilimler konusunda yeterli donanıma sahip olmayan kimselerle karşılaşıyoruz.
Hz. Muhammed ﷺ, Allah’ın ilmi insanların kalplerinden bir anda çekip almak suretiyle kaldırmayacağını; ilmin, âlimlerin vefatıyla ortadan kalkacağını bildirmiştir. Nihayet insanlar cahil kimseleri önder edinir, onlara dinî meseleler sorulur ve onlar da ilimsizce hüküm verirler; böylece hem kendileri sapar hem de başkalarını saptırırlar.
(Sahih-i Buhârî, Hadis 100)
Günümüzde bu Nebevî uyarı üzerinde ciddi biçimde düşünmeye her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.
2. Süper Yapay Zekâ ve Deccâl Fitnesiyle Muhtemel İlişkisi
Yapay Zekâ olağanüstü bir hızla gelişirken, bugün Yapay Süper Zekâ (Artificial Superintelligence — ASI veya Super AI) kavramı da giderek daha fazla tartışılmaktadır. Burada kastedilen; analiz, bilgi, muhakeme ve karar verme gibi bazı alanlarda insan kabiliyetlerini büyük ölçüde aşabilecek sistemlerin ortaya çıkması ihtimalidir.
Geoffrey Hinton dâhil olmak üzere alanın önde gelen uzmanları, son derece gelişmiş Yapay Zekâ sistemlerinin beraberinde getirebileceği potansiyel risklere dikkat çekmişlerdir.
Araştırmalarım beni burada önemli bir fikrî ihtimal üzerinde düşünmeye sevk etmektedir. Bunu hadislerin kesin bir yorumu olarak değil, modern teknolojiyi Deccâl hakkındaki Nebevî rivayetlerle birlikte değerlendiren çağdaş bir tefekkür olarak sunuyorum.
İslâmî hadislere göre Deccâl gerçek bir insan şahsiyettir; Mesîh-i Kezzâb, yani Yalancı Mesih’tir. Bununla birlikte, büyük fitne ve aldatma döneminde çağının en ileri araç ve sistemlerini kullanması ihtimal dâhilindedir.
Gelecekte süper yapay zekâ, ileri robotik sistemler, sanal ve genişletilmiş gerçeklik, otonom sistemler ve küresel dijital ağlar, gerçek ile üretilmiş gerçeklik arasındaki ayrımı son derece zorlaştıracak bir seviyeye ulaşırsa, bu teknolojiler aldatma ve manipülasyon için olağanüstü güçlü araçlara dönüşebilir.
3. Deccâl’in Olağanüstü Fitnesi ve Geleceğin Teknolojisi
Sahih hadislerde Deccâl fitnesinin, insanın alışılmış tecrübesinin ötesinde olağanüstü hadiselerle birlikte gerçekleşeceği anlatılmaktadır. Bunların arasında yağmur, yeryüzünün ürün vermesi, yerin........
