menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eylül beklenmeden fiilî faiz indirimi: Piyasalar ne okuyor?

13 0
24.08.2026

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 23 Ağustos tarihli duyurusunda, 1 Mart’ta ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanacağını bildirdi.

İlk bakışta teknik bir likidite düzenlemesi gibi görünebilir. Fakat finans piyasalarında bazı teknik kararların etkisi, başlığı kadar küçük olmaz.

Önce şu ayrımı yapalım: Bu, resmî bir Para Politikası Kurulu faiz indirimi değildir. Politika faizi hâlâ yüzde 37’dir. Ancak bankalar uzun süredir Merkez Bankası’ndan ağırlıklı olarak gecelik kanaldan, yüzde 40 civarındaki maliyetle fonlanıyordu.

Haftalık repo ihaleleri yeniden açıldığında bankalar, Merkez Bankası’nın sağlayacağı kaynak miktarına bağlı olarak politika faizinden borçlanabilecek. Bu da fiilî fonlama maliyetinin yüzde 40’tan yüzde 37’ye doğru yaklaşması anlamına geliyor.

Bir başka ifadeyle, 10 Eylül’deki PPK toplantısı beklenmeden, 300 baz puana kadar ulaşabilecek fiilî gevşeme ihtimalinin kapısı aralanmış oldu.

Buradaki “300 baz puan” ifadesi önemlidir. Yüzde 40 ile yüzde 37 arasındaki fark üç puandır; finans dilinde buna 300 baz puan denir. Ancak bu etkinin tamamının gerçekleşmesi, Merkez Bankası’nın piyasayı haftalık repo kanalından ne ölçüde fonlayacağına bağlıdır. İhale tutarı sınırlı kalırsa rahatlama da sınırlı olur.

Piyasaların ilk bakacağı gösterge TLREF olacaktır.

TLREF, Türk lirasının gecelik referans faizidir; bankalar arasındaki kısa vadeli paranın fiyatını gösteren bir çeşit piyasa termometresi. Borsa İstanbul verilerinde bu oran 20 Ağustos’ta yüzde 39,8559, 19 Ağustos’ta yüzde 39,9481 seviyesindeydi.

Repo ihaleleri yeterli büyüklükte yapılırsa TLREF’in yüzde 37-38 bandına doğru gerilemesi beklenebilir. Bu hareketin hızı, açıklamanın kendisinden çok ilk ihalelerde piyasaya verilecek likiditeye bağlıdır.

Bankaların fonlama maliyeti gerilediğinde ilk hissedilecek alanlardan biri mevduat olabilir. Özellikle büyük tutarlı kurumsal TL mevduat faizlerinde aşağı yönlü hareket görülmesi şaşırtıcı olmaz. Bireysel mevduatta ise bankaların müşteri rekabeti ve mevcut vadelerin yenilenme süreci nedeniyle düşüş daha yavaş gerçekleşebilir.

Benzer şekilde para piyasası fonlarının getirileri de gecelik faizlerdeki gevşemeye bağlı olarak zamanla aşağı gelebilir. Burada bir günde sert değişim beklemek doğru olmaz; fonların portföy yapısı ve taşıdıkları varlıkların vadeleri belirleyici olacaktır.

Kredi tarafında ise herkesin merak ettiği soru aynı: Bankanın maliyeti düşerse sanayicinin kredisi de ucuzlar mı?

Uygulamada ise aktarımın önünde birkaç durak var.

Önce banka fonlama maliyeti geriler, ardından mevduat yeniden fiyatlanır; daha sonra kredi teklifleri........

© Haber7