Tembel örgüt üyesi. Bir de alay ediyorlar, ahlaksızca..
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın metres ilişkileri ve belediye personelleri üzerinden hayata geçirdiği bankamatik memurlar uygulaması, Ekrem İmamoğlu davasının gündemde tartışılmasını önledi..
Tam da Ekrem İmamoğlu’nun istediği gibi..
CHP’li başkanların hepsi birbirinden rezil ilişkilere imza atmışlar..
Ama en tepede Ekrem İmamoğlu olduğu için..
Diğerlerini bir çırpıda feda edebilecekleri için.. “Alın işte ihraç ettik” deyip, kendilerini temize çıkarmaya çalışabilecekleri için.
Uşak Belediye Başkanı’nın ahlaksızlıklarını erteleyelim.. Biz Ekrem İmamoğlu davasında neler yaşanıyor, ona dönelim..
Ekrem İmamoğlu yolsuzluk davasında, son ifade verenlerden birisi de, kayınbirader Cevat Kaya..
Ben iddianameyi okumuş bir hukukçu-gazeteci olarak, “acaba kendilerini savunurken, ne diyecekler” diye merak içinde beklerken..
Adamlar pişkin mi pişkin..
Utanmaz mı, utanmaz bir tavırla..
Kendilerini şöyle savunuyorlar.
Ekrem İmamoğlu’nun kayınbiraderi Cevat Kaya’nın avukatı, Murat Öksüz, mahkemede savunma yapıyor:
“Müvekkilim Cevat Kaya’nın ismi yaklaşık 4 bin sayfalık iddianamenin 2 buçuk sayfasında geçiyor..”
Eeee? Ne diyorsun yani..
“Şu eylem isnat ediliyor. Hayır, benim müvekkilim o eylemin faili değildir” demeden, “bir sayfada geçti, iki sayfada geçti” muhabbeti ile, beraat kararı mı alacağınızı sanıyorsunuz..
Devam ediyor avukat Öksüz:
“Bu örgüt olduğu iddia edilen yapı, 143 tane eylem gerçekleştirmiş; müvekkilimin hiçbir eylemin içinde adı dahi geçmiyor. Böyle tembel bir örgüt üyesiyle karşı karşıyayız, bir kere bunu bilelim.”
Hemen iddianameyi açıyorum..
Cevat Kaya’nın isminin geçtiği bir bölümü buluyorum..
İddia şu. Ertan Yıldız anlatıyor:
“Cevat KAYA, Ekrem İMAMOĞLU’nun kayınbiraderi olup bir keresinde Yavuz Sultan Selim Köprüsü güzergahında bir arazi kiraladı ve bu araziyi tır parkı yapmak istediğini, bu araziyi de İSPARK’ın işletmesini istediğini söyleyerek odama geldi. Bende kendisini İSPARK’a yönlendirdim. İSPARK yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde İSPARK’ın zararına taleplerde bulunduğu için anlaşamadılar.”
Bu konuda ne diyor, avukat bey?
Savunmasından aktaralım:
“26 Nisan sabahı gözaltına alındığında, aslında müvekkille alakalı savcının elinde en ufak bir delil yokmuş. Demişler ki:........
