İsimler Değişir, Ölçü Değişmez!
Geçtiğimiz günlerde iktidar partisinde önemli bir görev üstlenen bir siyasetçi hakkında fon ve borsa işlemleriyle ilgili ciddi iddialar gündeme geldi. Söz konusu isim, iddiaların sağlıklı biçimde araştırılabilmesi için siyasi sorumluluk aldığını belirterek görevinden ayrıldı.
Ben de sosyal medya hesabımda, hakkındaki iddiaları değil, ciddi iddiaların ardından görevinden ayrılmasını takdir ettiğim noktasından hareketle düşüncelerimi paylaşmıştım.
Doğrusu epey eleştiri aldım. Bazı dostlarımız, o kişiyi ve hakkındaki iddiaları savunduğumu düşündüler.
Oysa benim söylediğim bu değildi.
Yanlış yapan kim olursa olsun, yanlışın yanında durma ve onu savunma hakkımız yoktur. Kul hakkının partisi olmaz ve olamaz.
Bizim bu konudaki ölçümüzü Peygamber Efendimiz Sellahualeyhivesellem asırlar önce ortaya koymuş.
Mekke’nin fethi sırasında itibarlı bir aileden bir kadın hırsızlık yapınca, cezanın uygulanmaması için Üsâme bin Zeyd aracı yapılmak istenmişti. Efendimiz buna karşı çıkmış, geçmiş toplumların güçlü biri suç işlediğinde onu bırakıp zayıfı cezalandırdıkları için helâk olduklarını hatırlatmıştı.
Ardından adaletin ölçüsünü ortaya koyan o meşhur mübarek sözünü söylemişti:
“Allah’a yemin ederim ki Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, onun da elini keserdim.”
Bundan daha açık bir adalet ölçüsü olabilir mi?
Tam da bu düşüncelerimi satırlara dökerken Cumhurbaşkanımızın dün AK Parti’nin 182. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmayı dinledim.
Doğrusu, başından sonuna kadar dikkatle takip ettiğim muhteşem bir konuşmaydı. Sadece söylenenler değil, salondaki hava da dikkatimi çekti. Cumhurbaşkanımız zaman zaman ses tonunun yükseldiği, duygunun iyice öne çıktığı bir konuşma yaptı. Ekrandan takip edebildiğim kadarıyla salondakiler bazı........
