menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gazze: Soykırım ve hicret tartışmalarına dair

21 0
23.04.2025

Varsa eğer bu köşeyi takip edenler farkındadır, uzun zamandır yazmıyorum. Sözün tesirinin olmadığı ama susmanın da gönle uymadığı bir zaman dilimindeyiz. Herkesin her konuda konuştuğu ama kimsenin kimseyi dinlemediği bir ortamda boşluğa taş atar gibi çok söz etmenin de bir anlamı kalmadı.

Geldiğimiz noktada manzara çok açık ve çok vahim.

Gazze halkı hepimizin gözleri önünde yok ediliyor. Bırakın herhangi bir müdahaleyi herhangi bir şekilde silah yardımını, artık yiyecek malzemeleri de ulaştırılamıyor. Bu son cümle bir çoğumuz için sıradanlaşmış olsa da açlıktan ölümlerin başlaması ve bunu da görmezden gelerek vardığımız yer, bir yok oluş ve tam bir katliam sonrası Gazze’nin batı planlarına uygun olarak boşaltılmasına gidiyor.

Buna engel olacak herhangi bir siyasi ya da askeri gücün olmadığı da vakıa!

Anlaşılan ve yaşanan şu ki; Siyonist rejim ve destekçileri istediklerine ulaşmak için önlerinde engel gördükleri Gazze halkını topyekûn sürgüne ikna edinceye kadar öldürmeye devam edecekler. Bizim yapabileceğimiz ne var sorusunun cevabı da hepimizce malum. Boykot yahut siyasi liderliklere çağrıdan öte bir adım atma ihtimalimizin olmadığını kabulleniyoruz.

Müslümanlar ülkelerinin idarecilerine müdahale çağrısını bile çok cılız bir sesle yapabiliyorlar. Özellikle ülkemizde bu durum daha da can yakıcı boyuta indi. Gerçi ülkelerimizin de böyle bir adım atamayacak kadar temkinli ve titiz olduğu malumunuz.

Özetle kimse müdahale edemiyor, kınamadan öte geçemiyor. Bu gerçek ayan beyan ortada!

Dahası kimse Gazze’ye un dahi sokamıyor! Bırakın başka şeyleri. Su ve un bile gönderemiyoruz.

Gerçi göndersek ne olacak?

Gazzeliler aç değil tok olarak öldürülecekler.

İktidarlara saldıranlar, cihad çağrısı yapanlar, bireysel eylemlerle ses getirenler, Gazze katliamı üzerinden kendini temize çıkaranlar, üstüme düşeni yaptım........

© Haber Vakti