menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hak şerleri hayreyler!

195 0
13.10.2026

“Kıyamet kopuyor” deseler gam yok! Bizi gören, duyan, bilen, Kadir-i Mutlak; Kadere, Rızka ve Ecele hükmeden bir Allah var. Hayır da şer de O’nun iradesine tabidir. Şeytan ve dostları da O’nun iradesine tabidir. Biz O’nun rızasını isteyelim ve O’na tabi olalım.

Böyle yaparsanız endişelenmeyin. Bu işler böyle olacak. Önemli olan şu: Bu işler olurken biz ne yapıyor, nerede duruyoruz? Birileri zulmetmeden nasıl cehenneme gidecek, birileri de güçlüklere sabırla direnmeden nasıl Cennete gidecek? Hep söylüyorum: İçeride ve dışarıda olan bu hadiseler aslında ahir zaman ümmetinin bir imtihanıdır. Zor bir imtihan ama bu zorluk, Allah’ın ipine tutunanlar için içinde başka bir kolaylık barındırıyor. Yeter ki biz zalimlerden yana olmayalım, haksızlık ve zulüm karşısında sessiz kalanlardan olmayalım. Bize şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir. Hayır zannettiğimiz şeylerde de şer murat etmiş olabilir.

Unutmayalım ki Allah’ın (cc) kolaylaştırdığından daha kolay, zorlaştırdığından daha zor bir iş yoktur. Hak yoldan sapanlar için hem bu dünyada hem ahirette pişman olacakları bir sonuç hazırlanmıştır: Allah’ın (cc) gazabı. Cehennem onları bekliyor. İyi işler yapanlar kendi cennetlerine kendi sırtlarında tuğla, kötü işler yapanlar ise kendi cehennemlerine kendi sırtlarında kömür taşırlar. O haksız edinimleri, cehennemdeki yakıtlarının bedeli olacaktır. Onlar görmek istemeseler de mazlumların intikamını alacak olan, onların işlerini sarpa sardıracak ve üstlerine pislik yağdıracak. Yeter ki biz haksızlıklar karşısında susanlardan, haksızlığı, zulmü, sömürüyü görmezden gelenlerden olmayalım. Onlar o en gizli işleri yaparken ve aralarında fısıldaşırken omuzlarındaki Kirâmen Kâtibîn’i unutmuş olsalar gerek. Zaten Allah (cc) kalplerimizden ve akıllarımızdan geçeni bilmiyor mu?

Pasinler, Erzurum Aydınlar İsmail Fakirullah Türbesi Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın “Tefvizname”sini okudunuz mu? “Marifetname”si de meşhurdur ama daha çok Tefvizname’de tekrarlanan “Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler” mısraları akıllarda kalmıştır. Bir de Tillo’daki ışık olayıyla tanınır. 18 Mayıs 1703’te Erzurum’un Pasinler ilçesinde doğdu. 22 Haziran 1780’de vefat etti ve Tillo’da (bugünkü adı Aydınlar) İsmail Fakirullah Türbesi’ne defnedildi.

İbrahim Hakkı Hazretleri, tasavvuf temelli bir İslam âlimi olarak Kur’an, hadis ve fıkıh yanında astronomi, tıp, anatomi, fizyoloji, mühendislik, aritmetik, geometri, felsefe, sosyoloji ve psikoloji gibi ilimlere de hâkimdi. 18. yüzyılda yaşadı. Bütün bunların yanında çok iyi bir şairdi de. Tanınan, itibar gören, ilim sahibi ve gönül ehli olan bu zat, Osmanlı’da zamanının en iyi mütefekkir ve filozoflarından biri kabul edilir. Işık mekaniğine ve astronomiye hâkimiyetinin bir isbatı olan “Işık Hadisesi” meşhurdur. “Yeni yılın ilk güneşi, eğer hocamın başucuna düşmezse, ben o güneşi neyleyim!..” diyen İbrahim Hakkı, hocasına olan saygısını göstermek için astronomi bilgisini de kullanarak kurduğu sistemle bunu gerçekleştirdi: 21 Mart ve 23 Eylül’de, yani güneşin ekvatora dik düştüğü ve gece ile gündüzün eşitlendiği ekinoks günlerinde Güneş, bu sistem sayesinde türbe içindeki hocası İsmail Fakirullah Hazretleri’nin kabrinin başına düşmektedir.

Bugün bir sürü genç, Hint felsefesindeki guruların meditasyonlarıyla rahatlamaya çalışıyor. İbrahim Hakkı’yla övünenler bile onun eserlerinden kendi hayatları için maalesef ders çıkarmıyor. Mesela o,........

© Haber Vakti