Geleceğe hazır mısınız?
Üzerinde düşünmemiz, hazırlıklı olmamız gereken çok şey var. Ulusal sorunlarla, ekonomiyle, siyasetle ve savaş tartışmalarıyla vakit geçiriyoruz. Oysa çok daha derinde; sessizce, hızla büyüyen, derinleşen ve yayılan bir krizle karşı karşıyayız. Yalnızca ülke olarak biz değil; İslam ülkeleri, bölgemiz, komşularımız ve bütün dünya, yokuş aşağı koşar adım, beklenen sona doğru yaklaşıyor. Kaçıyor muyuz, kovalıyor muyuz; o da belli değil.
Bir yandan akılsızca her şeyi “akıllı” (!?) hâle getiriyoruz: saatler, telefonlar, otomobiller, evler, iş yerleri, şehirler… Robotlar her yerde; artık evlerimizde bile varlar. Yakında insana gerek kalmayacak gibi. Hatta humanoid robot “eşler” bile çıktı; bazı ülkelerde robot polisler ve robot askerler devriye geziyor. Bu süreçte çok önemli iki şey daha geliyor: ucuz (hatta neredeyse bedava) enerji ve maddenin dönüştürülmesi füzyon ve plazma teknolojisi. RF ve ışın teknolojileri sağlıktan savaşa, ekonomiden sanayiye kadar her alanda daha çok yer alacak.
Enerjiyi ucuzlatır, maddeyi de dönüştürebilirseniz geriye fazla bir şey kalmıyor; tam da simyacıların hayali gerçekleşmiş olacak. Bu süreç dini, tarihi, siyaseti, ekonomiyi, maarifi, ideolojiyi ve gelecek tasavvurumuzu köklü biçimde etkileyecek. O zaman zaman-mekân, eylem ve nesne konusunda yeni bir akılla çevremizi anlayacağız; gelecek tasavvurumuz değişecek. Belki o zaman hayvanlarla “konuşmak” bile mümkün olacak. Sibernetik neydi? Bir sistemin, kendi hareketlerinin sonuçlarını algılayıp buna göre konum alması ve kendini duruma göre yeniden düzenlemesiydi. Bu kavramı transhümanizm, nesneler arası iletişim ve Neuralink ile birlikte düşününce; bundan sonra insanlar, hayvanlar, makineler ve toplumsal örgütlenmeler arasındaki iletişimin ve yönetimin oryantasyonunu, senkronizasyonunu ve optimizasyonunu anlamamız gerekecek.
Robotik sistemler ve yapay zekâ hayatımıza girdikçe; akıllı makineler ve öz-denetimli bilgisayar sistemleri geliştirildikçe, iş kendi tabii mecrasının çok ötesine geçiyor. Bu, insanlığa yeni ufuklar açarken yeni tehditler de doğuruyor. Sistem tabii mecrasında, insan denetiminde gelişseydi; canlılardaki biyokimyasal tepkimelerin, hormonal dengenin ve enzim dengesinin korunmasına hizmet eden bir imkân olarak düşünülebilirdi. Oysa bugün aynı teknoloji; siyaset, ekonomi, savaş ve istihbarat alanlarında bilgi akışını ve karar destek süreçlerini optimize ve senkronize etmek için kullanılıyor. Buna rağmen, bırakın insanı ve toplumu bütün yönleriyle anlamayı, geldiğimiz noktada bir sivrisineği bile anlamaktan aciziz. Bir dişi sivrisinek ortalama 2 ila 6 hafta, erkeği yalnızca 6 ila 10 gün yaşar. Dişi, erginleştikten sonra ilk kan emişini izleyen 48-72 saat içinde yumurtlama olgunluğuna erişir ve hayatı boyunca ortalama 500 ila 1.500 yumurta bırakır.
Yetişkin bir sivrisinek ortalama 2-2,5 miligram gelir. Sivrisineğin (Aedes türü) genomu yaklaşık 1,38 milyar baz çiftidir; her baz çifti 2 bit sayılırsa bu “kaynak kod” yaklaşık 2,76 milyar bit, yani ~345 megabayt eder. (Bir sivrisineğin sinir ağının “veri boyutu” ya da tüm canlının bilgisayarda “0 taklidi” için gereken yazılım büyüklüğü gibi rakamlar kesin ölçümler değil, kaba tahminlerdir; bunları yalnızca örnekleme olarak veriyorum.) Yine de tablo şaşırtıcıdır: milimetrenin altındaki bir canlı, uçuşunu dengeliyor, avını buluyor, sindirim yapıyor ve yumurtlayacağı yeri seçiyor ve daha fazlası!. Sahi bütün bunları ne zaman ve nasıl öğrendi?
İnsan üreme hücreleriyle sivrisineğinkileri kıyaslayınca, tabiatın “mikro-mühendisliğinin” sınırlarını zorlayan çarpıcı bir tabloyla karşılaşırız. İnsanın en büyük hücresi olan kadın yumurtası (ovum), döllenmeden sonraki ilk günlerde embriyoyu besleyecek hücresel donanımı ve besini taşıdığı için görece büyüktür ama yine de gözle güç seçilir: yaklaşık 0,1-0,15 milimetre çapında (ince bir tuz tanesi kadar), kütlesi birkaç mikrogram, hacmi de kabaca 0,001-0,002 mikrolitredir. (Not: kadın yumurtası, insan hücreleri içinde en büyüğüdür; ama tek başına bir sivrisinek yumurtasından daha büyük değildir. Sivrisinek yumurtası tek bir hücre değil, gelişmekte olan bir embriyoyu barındıran bütün bir yumurtadır. Asıl çarpıcı kıyas hücre boyutunda........
