İSTİSNAİ KRİZLERİN EKONOMİ POLİTİKALARINA ETKİSİ VE YENİ NORMALİN İNŞASI
Küresel ekonomi, tarihsel olarak yalnızca büyüme ve genişleme döngülerinden değil, aynı zamanda öngörülemeyen ve etkisi derin “istisnai krizler” dönemlerinden de geçmiştir. Bu krizler, klasik ekonomik dalgalanmaların ötesine geçen, sistemin yapısal sınırlarını zorlayan ve çoğu zaman yeni ekonomik düzenlerin doğmasına neden olan kırılma anlarıdır. Özellikle son çeyrek yüzyılda yaşanan finansal çalkantılar, salgın hastalıklar, jeopolitik gerilimler ve enerji şokları, ekonomik düşüncenin yeniden şekillenmesine yol açmıştır.
İSTİSNAİ KRİZ NEDİR? YAPISAL KRİZLERDEN FARKI
İstisnai krizler, ekonomik döngülerin doğal bir parçası olan resesyonlardan farklı olarak, öngörülemezlik düzeyi yüksek, çok boyutlu ve sistemik etkiler doğuran olaylardır. Bu krizler çoğu zaman yalnızca ekonomik değil; sosyal, politik ve finansal sistemleri aynı anda etkiler.
Örneğin 2008 küresel finans krizi, yalnızca bankacılık sektöründeki bir likidite sorunu değil, aynı zamanda finansal denetim mekanizmalarının zayıflığını ortaya koyan bir yapısal kırılmaydı. Benzer şekilde COVID-19 pandemisi, üretim zincirlerini durdurarak küresel ticareti yeniden şekillendirmiş, devlet müdahalelerinin ekonomik sistemdeki rolünü olağanüstü biçimde artırmıştır.
Bu tür krizlerin ortak özelliği, mevcut ekonomik modellerin açıklama gücünü aşmalarıdır. Bu nedenle “istisnai krizler”, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda paradigma değiştirici olaylar olarak değerlendirilir.
2008 KRİZİ: FİNANSAL SİSTEMİN KIRILMA NOKTASI
2008 Küresel Finans Krizi, modern ekonomik tarihin en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir. ABD konut piyasasında başlayan çöküş, kısa sürede küresel finans sistemine yayılarak bankacılık sektöründe ciddi bir güven krizine yol açmıştır.
Bu dönemde merkez bankalarının agresif para politikaları,........
