Bir Teslimiyet Ve Unutulan Değerler
Yine bir bayram sabahına uyandık. Sokaklarda tatlı bir telaş, mutfaklardan yükselen o tanıdık kokular, çocukların gözlerindeki o saf neşe…
Ama itiraf edelim; bu yıl içimizdeki bayram coşkusu, memleketin gerçeği kadar ağır, siyasetin dili kadar gölgeli.
Kurban Bayramı, özü itibarıyla bir teslimiyet ve paylaşma hikayesidir.
Hz. İbrahim’in sadakati, Hz. İsmail’in rızasıdır.
Bize fısıldadığı en büyük hakikat ise şudur: Elindeki en kıymetli olanı, senden daha azına sahip olanla bölüşebiliyor musun?
İşte tam bu noktada, kalbimizdeki o duygusal iklim ile memleketin siyasi ve ekonomik iklimi amansızca çarpışıyor.
Bugün meydanlarda, televizyon ekranlarında siyasetin dili yine alabildiğine keskin.
Bayram mesajlarında bile birbirine parmak sallayan, "biz ve onlar" duvarını örmeye devam eden bir elitizmle karşı karşıyayız.
Oysa Bayramlar, o duvarları yıkmak için vardır.
Bir yanda sofrasına aylardır et girmemiş, bayramı sadece çocuklarına yeni bir........
