menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayırlı olsun Adana!

37 0
31.03.2026

“Garibim; / Ne bir güzel var avutacak gönlümü / Bu şehirde,

Ne de tanıdık bir çehre; / Bir tren sesi duymaya göreyim,

İki gözüm iki çeşme.”

Orhan Veli, bir tren sesinde gurbeti en yoğun duygularla yaşıyor.

Ben de ne zaman bir sağlık kuruluşunun açılışı görsem, yüreğim, çemberin peşinden koşan çocuk misali kıpır kıpır olur.

Bu duyguma neden olan olaylar bir trajediye dayanır.

1865 yılı Adanasında koca şehirde iki doktor ve bir elin parmakları kadar eczacı vardır. Ve hepsi de gayrimüslimdir.

Bir kolera salgını baş gösterir. İki doktor da şehri terk eder… Adana halkını sağlığı gayri müslim olan eczacılara bir de doğanın herkese eşit davranan vicdanına kalmıştır.

Büyük trajediler yaşanır. İnsanlar, kış mevsimine hazırlanan çınar yaprağı misali dökülürler. Sabah işe gidenler ailesiyle vedalaşır. En çok yaşanan olay; sabah gidip akşam dönmemek, dönse de bulamamak…

Halk çaresiz…

Bir söylenti yayılır: “Manda tezeği koleraya iyi geliyor…” İnsanlar şaşkın iken söylentinin devamı kullanım şekliyle ilgili olur: “Tezeği, ateşte şöyle yakıp, derince nefes alıp dumanını içine çekersen kolerayı durdurur…”

Can havli… Tezek karaborsaya düşer, Adana’da tezek tükenir. Haçin’den (Saimbeyli) katırlarla manda........

© Haber Gündemim