menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kıraç yılanı ve ülkem siyaseti

19 0
07.04.2026

Bizim memlekette “kıraç yılanı” diye bir tabir vardır. Aslında bu yılanın öyle korkulası bir tarafı yoktur. Genelde kurak, ot bitmeyen, toprağı çatlamış yerlerde yaşar. Küçüktür, zararsızdır ama hareketlidir. Sakin durmaz, hep oradan oraya kıvrılır. Bir taşın altından çıkar, diğerinin altına girer. Kıpır kıpırdır ama nedense hiç renk bırakmaz ardında.  

Halk arasında da boşuna bu benzetme yapılmaz. Birine “kıraç yılanı gibi” dersen, bilirsin ki o kişi çok gezer, çok konuşur, her yere girer ama elinden dişe dokunur bir iş çıkmaz. Ses çoktur, ama fayda pek az. İşte tamda bu benzetme günümüz siyasetine de cuk oturuyor kanısındayım.  

Bizim siyasetçiler de biraz kıraç yılanı gibi. Her dönem bir kıpırdanırlar, bir hareket başlar. Seçim yaklaşınca taşın altından biri çıkar, “Ben varım!” der. Sonra öbürü bir taş kenarından ses verir, “Ben de varım!” der. Ortalık kalabalıklaştıkça kalabalıklaşır, vaatler havada uçuşmaya başlar. Herkes “değişim der, ilerleme der, refah” der ama taşın altındaki toprak yine hep kurak kalır.  

Biri çıkar “bu kez farklı olacak” der, öbürü çıkar “bu defa gerçekten yapacağız.” Ama seçim biter halk sabah uyanır, bakar ki yine aynı taşlar, aynı sönük ve kurak gölgeler. Sadece Yılanlar yer değiştirmiş, ama kuraklık hep aynı. Bu sefer kuraklık son bulacak toprağın altına su inecek diye umut edilir, ama o “su getireceğiz” diyenlerin elinde ya içi boşalmış delik kovalar kalmış ya da sular yanlış yerlere taşınmıştır.  

Gerçi her dönem Allah vergisi bal arıları da çıkar piyasaya ama onları da eşek arıları yok eder maalesef...

Yine de halk olarak asla umudumuzu kesmedik kesmeyeceğiz de

Çünkü biliriz ki bir gün birileri çıkacak, bu makuz talihi tersine çevirecek ve kuraklıklar yerini yeşilliklere bırakacak...

Ama o güne kadar biz yine o kıraç yılanlarının hikayesini izlemeye devam edeceğiz.


© Haber Expres Gazetesi