Eğitimin cenazesi kaldırılıyor: Başımız sağ olsun!
Bu gün olamasa da geçmişte bende veli idim. Bende iki evlat okuttum. Korku ve endişe ile ama okuttuk iş bulamadık. Peki bundan sonra ki gelecek nesil ne olacak?Eğitimdeki yaşananlara kim ne diyecek. DEMİYORUM DİYORUM Kİ;Bugün kalemden mürekkep değil, utanç damlıyor. Şanlıurfa’dan gelen o kara haberin yankısı dinmeden, Kahramanmaraş’tan gelen feryatla sarsıldık. Gencecik bedenler, eğitimin temel taşları öğretmenler toprağa girerken, Sadece evlatlarımızı değil; disiplini, saygıyı ve bir ülkenin geleceğini toprağın en dibine gömüyoruz:FARKINDA MISINIZ? Artık “Gereken yapılacak” nakaratlarını,“Yasal düzenleme yolda” masallarını,Dinleyecek takatimiz kalmadı. İŞ İŞTEN GEÇTİ, CANLAR GİTTİ!
***Eğitimi hallaç pamuğu gibi atanlar, Avrupa Birliği uyum yasaları ve “öğrenci özgürlüğü” safsatalarıyla öğretmenin elini kolunu bağlayanlar,Kusura bakmayın ama bu gün eserinizle gurur duyun! “Çocuğuma dokunamazsın” diyen velinin, Öğretmeni sınıfta etkisiz eleman haline getiren sisteminVaracağı yer burasıydı. Disiplinin bittiği yerde kaos başlar.Nitekim bugün okullar ilim yuvası değil, yasaklı maddelerin ve silahların kol gezdiği, güvenliğin olmadığı birer boşluğa dönüşmüş,UYANDINIZ MI?
***Ne yazık ki uzun yıllardan beridir feryat ettik duymadılar.Milli Eğitim Bakanlığı, belli vakıfların, cemaatlerin veya derneklerin kendi vizyonlarını pazarlatacağı bir deneme tahtası değildir. Her gelen bakanın kendi çevresine, kendi ideolojisine göre müfredatı yamalı bohçaya çevirmesi, Eğitimi “milli” olmaktan çıkarmış, bir “hizmet yarışı” haline getirmiştir. Bu sözlerime kızacaklar lakin;4+4+4 dediniz, sistem dediniz, matematiksel sayılarla ifade ettiniz.Ama gelinen noktada ne hesap kaldı ne de kitap. Sadece içi boşaltılmış sınıflar ve KİMLİK KARMAŞASI YAŞAYAN BİR GENÇLİK KALDI.
***Televizyon ekranlarında öğretmenin dövüldüğü, Saygısızlığın “karizma” olarak pazarlandığı dizilere sessiz kalanlar, BU ŞİDDET SARMALININ ORTAĞIDIR. Cep telefonlarının sınırsız dünyasında, denetimsiz ve başıboş bırakılan çocuklarımız; ŞİDDETİ ÇÖZÜM, SİLAHI AKSESUAR SANIR HALE GELDİ. Öğrencinin öğretmeni, velinin müdürü darp ettiği bir iklimde hangi kaliteden, hangi başarıdan söz edilebilir?
***Buradan Milli Eğitim Bakanlığı’na ve etkisiz kalan sendikalara sesleniyorum:BU UTANÇ TABLOSU HEPİNİZİN ESERİDİR! Siyasetin gölgesinde kadrolaşma peşinde koşarken, okullardaki güvenlik zafiyetini ve liyakatsizliği görmezden geldiniz. Zengin öğrenciyi baş tacı edip fakiri arka sıraya iten, eğitimi ticarethaneye çeviren bu çarpık düzenin faturasını;BUGÜN TOPRAĞA GİREN YAVRULARIMIZ, EĞİTİM CAMİASI ÖDÜYOR.
***Artık pansuman önlemlerle, geçici genelgelerle bu yara kapanmaz. Sayın Cumhurbaşkanımızın en kısa sürede bu "utanç dönemine" son verecek,Siyasetten arındırılmış, milli değerleri merkeze alan ve disiplini yeniden tesis eden gerçek bir EĞİTİM REFORMU İÇİN DÜĞMEYE BASMASI ŞARTTIR.
Okula giderken "Acaba öldürülür müyüm?" korkusu yaşayan bir öğrencinin, "Bugün hangi veliden hakaret işiteceğim?" diyen bir öğretmenin olduğu yerde;GELECEK İNŞA EDİLEMEZ. Ya eğitimi yeniden "milli" ve "disiplinli" hale getireceğiz, Ya da bu yangının hepimizi yakışını izleyeceğiz.Vakit doldu,Sabır bitti, Evlatlarımız ölüyor!LÜTFEN ELİNİZİ DEĞİL,VÜCUDUNUZU TAŞIN ALTINA KOYAR MISINIZ?
