Sen Neden Geç Geldin Sayın Bakanım?
Bazı insanların hikâyesinde kendi hayatınızdan bir satır bulursunuz. Ben Sayın Mustafa Çiftçi’nin hayatına baktığımda bunu hissediyorum.
Çünkü benim asıl mesleğim imamlık. Hayat beni caminin kürsüsünde bırakmadı. İnsanların derdini dinlemek, doğruyu anlatmak ve topluma faydalı olmak için gazeteciliğe yöneldim. Bugün Habergündemim’in başında olmamın temelinde de aynı anlayış var:
Biz İmam Hatipliler, yıllar boyunca küçümsenen sözler duyduk. “Siz ancak cenaze yıkarsınız” diyenler oldu. Oysa hayat, insanın kendisine biçilen kalıplardan çok daha büyük olduğunu gösterdi.
İmam Hatipli gençler okudu, akademisyen oldu, hâkim oldu, gazeteci oldu, kaymakam oldu, vali oldu, bakan oldu.
Sayın Mustafa Çiftçi’nin kaymakamlıktan valiliğe, oradan İçişleri Bakanlığı’na uzanan hayatı da bunun örneklerinden biri. Çankırı, Adana ve Erzurum gibi farklı görev alanlarında edindiği kamu yönetimi tecrübesi, bugün üstlendiği sorumluluğun önemli bir birikimini oluşturuyor.
Peki ben neden kendisine “Sen neden geç geldin Sayın Bakan?” diye soruyorum?
Çünkü millet uzun zamandır güven bekliyor.
Milletin beklediği şey yalnızca operasyon değil
Uyuşturucu, organize suç, sokak çeteleri ve kara para meselesi yalnızca güvenlik başlığı altında değerlendirilemez.
Bir uyuşturucu dosyasının arkasında çoğu zaman kaygılı bir anne vardır. Bir sokak çetesinin arkasında geleceği tehdit edilen bir genç vardır. Bir suç gelirinin arkasında ise alın teriyle çalışan insanların hakkına zarar veren bir düzen bulunur.
Sayın Çiftçi, 2026’yı “Organize Suç........
