menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“PERİHAN ABLA’DAN ÇUKUR’A”: EKRANIN DİLİ “SERTLEŞTİ”, SOKAĞIN DİLİ “KANADI”

13 26
24.01.2026

Bir zamanlar akşam olunca evlerde bir “toparlanma” olurdu.

Sofra kurulur, çay demlenir, televizyon açılırdı.

Televizyon dediğin, evin içine “mahalle” dolardı: komşuluk, utanma duygusu, kırmadan konuşma, “ayıptır” terbiyesi…

Bugün televizyon açılıyor; evin içinde“silah sesi”duyuluyor sadece.

Tehdit giriyor. Şantaj giriyor. İntikam giriyor. “Adamlık” diye paketlenmiş “kabadayılık” giriyor.

Ve sonra toplum, aynı ağızla aynı soruyu soruyor:

“Bu çocuklar neden birbirini öldürüyor?”

“15 yaşındaki çocuk nasıl katil ya da maktul oluyor?”

“Okul yerine neden sokak; kalem yerine neden tabanca?”

Cevap tek bir yerde değil elbette.

Yoksulluk var, umutsuzluk var, ailelerin parçalanması var, okulun itibarsızlaşması var, sosyal medyanın hızlandırdığı öfke var, bilginin önemsizleştirilmesi, bilene saygısızlık, “emeksiz yemek”hedefleri de var.

Ama bir şeyi daha konuşmadan bu ülke iyileşmez:

Ekranın anlattığı hikâye” dünden bugüne” değişirken, Aile kavramı ve çocuğun dünyası da değişti.

Dün: Aile Sıcaklığı, Mahalle Ahlakı, Utanma Duygusu

TRT döneminde ya da özel kanalların ilk yıllarında ekranda şu vardı: “Birlikte yaşamak.”

Perihan Abla: “Kapı komşuya kapalı kalmaz” derdi.

Bizimkiler: “Kavga edersin ama ertesi gün aynı apartmanda yüz yüze bakarsın” derdi.

Süper Baba: “Otorite var ama merhametle” derdi.

Bu diziler kusursuz muydu? Değildi.

Ama şunu normalleştirirdi: dayanışma, saygı, mahcup olma, yüz kızarması.

Çocuk için önemli olan budur. Çünkü çocuk, hayatı önce “hikâyelerden” öğrenir.

Bugün: Mafya Romantizmi, Feodal “Ağa” Parlatması, Şiddetin Estetiği

Sonra bir dönemeç geldi.

“Kurtlar Vadisi”ile ekranın dili sertleşti; “hukuk” geriye çekildi, “silah” öne çıktı.

“Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” ve “Çukur” gibi diziler bu dili büyüttü:

Artık “aile”, çoğu zaman “örgüt” gibi; “mahalle”, “hakimiyet sahası” gibi; “erkeklik”, “vurabilme kapasitesi” gibi anlatıldı.

Mesele şu: Diziler tek başına suçlu değil.

Ama diziler, suçu ve şiddeti bir hayat stili” gibi sunarsa, çocuk bunu “gerçek hayatın dili” sanır. Ne yazık ki sandı!

Ve isimlere bakın:

Dün “Perihan Abla”, “Bizimkiler”, “İkinci Bahar” …

Bugün “Çukur”, “Üç kuruş”, “Eşkıya” …

Sadece isim bile bir toplumun ruh hâlini ele verir.

Çocuklar İdol........

© Haber Ege