KADERİN DEĞİŞTİĞİ YER: BİR ‘YURT ÇOCUĞU’NUN KANATLARI ALTINDA SEVGİ EVLERİ
Elazığ Kent Konseyi Kadın Meclisi olarak geçtiğimiz günlerde rotamızı şehrimizin en özel yerlerinden birine çevirdik: Elazığ Sevgi Evleri’ne.
Oraya giderken açıkçası sıradan bir kurum ziyareti yapacağımızı düşünüyordum. Fakat içeri adım attığımız andan itibaren gördüğümüz manzara bize bambaşka bir hikâye anlattı. Bu hikâye sadece devletin sunduğu imkânların değil, aynı zamanda bir insanın yüreğini ortaya koyduğunda neleri değiştirebileceğinin de hikâyesiydi.
Bu değişimin arkasındaki isim ise kurumun müdürü Hıdır Aslan.
Hıdır Bey’i farklı kılan önemli bir özelliği var: Kendisi de çocukluğunu devlet koruması altında geçirmiş bir isim. Yani o binaları, o duyguları ve o yalnızlığı uzaktan tanımıyor. Bizzat yaşamış biri. Belki de bu yüzden Sevgi Evleri’ndeki çocuklara bir yönetici gibi değil, onları gerçekten anlayan bir büyüğü gibi yaklaşıyor.
“Yurt Çocuğu” Damgasına İtiraz
Hıdır Aslan’ın en büyük mücadelesi, toplumun bu çocuklara bakış açısını değiştirmek.
Geçmişte sıkça kullanılan ve çoğu zaman küçümseyici bir anlam yüklenen “yurt çocuğu” ifadesini kesin bir dille reddediyor.
“Birileri geçmişte yaşanan olumsuzlukları genelleyip bu çocuklara yafta yapıştırıyorsa buna katılmam,” diyor.
“Bu çocukların içinden gelecekte doktor da çıkar, hukukçu da çıkar. Yeter ki doğru destek verilsin.”
Bu sözler sadece bir temenni değil. Onun çalışma biçimine baktığınızda bunun bir inanç olduğunu görüyorsunuz.
Malatya’dan gelen ve şiir yazma yeteneği olan bir kız çocuğuna yaklaşımı bunun en güzel örneklerinden biri. Hıdır Bey bu yeteneğin kaybolmaması için çocuğu Kültür Müdürlüğü ile tanıştırmış. Şiirlerini okuyabilmesi için mikrofon ve ses sistemi temin etmiş.
O çocuk daha sonra başka bir şehre nakledilmiş. Ama ona verilen mesaj çok net: “Senin sesin değerli.”
Bazen bir çocuğun hayatını değiştiren şey tam da budur.
Kurum Değil, Gerçek Bir........
