menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BİR ÖĞRETMENİN HAYATINI DEĞİL, VİCDANIMIZI KAYBETTİK

8 0
04.03.2026

Fatma öğretmen… Bir sınıfın kapısını her sabah umutla açan, çocukların gözlerine bakıp “bir şey olacaksın” diyebilen bir kadındı.

Bir öğretmendi. Ama sadece ders anlatan biri değildi.

Belki bir çocuğun evde duymadığı “aferin”di. Belki bir başkasının hayatında ilk kez gördüğü şefkatti. Belki de karanlık bir zihne yakılmış küçük bir ışıktı.

Ve o ışık… bile isteye söndürüldü.

Ama asıl mesele şu: O ışık, bir anda sönmedi.

Fatma öğretmen konuşmuştu. Uyarmıştı. “Can güvenliğimiz yok” demişti.

Yani bu bir cinayet değil sadece… Bu, göz göre göre gelen bir sondu.

Bir Öğretmenin Sessiz Çığlığı

Düşünün… Bir öğretmen, görev yaptığı yerde kendini güvende hissetmiyor.

Bu cümle bile tek başına bir ülkenin eğitim sistemini sorgulatmaya yeter.

Toplantılar yaptık. Dosyalar hazırladık. Başımızı salladık.

Çünkü bizde bir alışkanlık var: Sorunları çözmek yerine, konuşarak yormak

Fatma Öğretmen Ne Yapıyordu?

O, sadece müfredatı yetiştirmeye çalışan biri değildi. Riskli davranışlar gösteren bir öğrenciyi fark eden,

onu ciddiye alan, gelecekte olacakları sezebilen bir eğitimciydi.

Yani işini yapıyordu.

Ama bu ülkede işini doğru yapan insanlar genelde yalnız kalır.

Şımartılmış Bir Neslin Anatomisi

Bu çocuklar böyle doğmadı.

Onları biz yetiştirdik.

Aman üzülmesin” diye sınır koymadık.

Travma yaşamasın” diye sorumluluk vermedik.

Özgür olsun” diye kontrol etmeyi bıraktık.

Kendini kontrol edemeyen bireyler ortaya çıktı.

Çünkü disiplin öğretmedik. Çünkü “hayır” demedik. Çünkü öğretmeni otorite olmaktan çıkardık.

Şimdi o boşluğu şiddet dolduruyor.

Öğretmen Artık Yalnız

Bugün bir öğretmen sınıfa girerken sadece ders düşünmüyor.

“Acaba başıma bir şey gelir mi?” diye düşünüyor.

Bu bir cümle değil… Bu, bir çöküşün özeti.

Öğretmeni koruyamayan bir sistem, geleceğini de koruyamaz.

Hicvin En Acı Yeri: Gerçek Olması

Şimdi yine aynı şey olacak:

Herkes çok üzülecek. Paylaşımlar yapılacak. Cümleler kurulacak:

“Şiddete hayır.” “Eğitim kutsaldır.”

Hayat normale dönecek.

Ta ki bir öğretmen daha ölünceye kadar.

Ve En Rahatsız Edici Gerçek

Fatma öğretmeni öldüren sadece bir kişi değil.

Onu; görmezden gelen sistem, önlem almayan anlayış, sınır koymayan aile, ve susan toplum birlikte öldürdü.

Evet, ağır bir cümle.

Ama gerçekler zaten hafif olmaz.

Fatma öğretmen artık yok. Ama onun söylediği cümle hâlâ ortada duruyor:

“Can güvenliğimiz yok.”

Eğer bu cümleye hâlâ alışabiliyorsak… Sorun sadece bir öğrencide değil.

Ve biz değişmediğimiz sürece bu hikâyenin sonu değişmeyecek.


© Günışığı Gazetesi