GLASGOW’DA TÜRK YÜKSEKÖĞRETİMİNİN AYAK SESLERİ
İskoçya’nın Glasgow şehri, 8–11 Eylül 2026 tarihleri arasında dünya yükseköğretiminin en önemli buluşmalarından birine ev sahipliği yaptı. Avrupa Uluslararası Eğitim Birliği tarafından düzenlenen 36. EAIE Konferansı ve Fuarı, yalnızca üniversitelerin tanıtıldığı klasik bir eğitim fuarı değildi. Burası; üniversite rektörlerinin, uluslararası ilişkiler yöneticilerinin, akademisyenlerin, kamu temsilcilerinin ve eğitim profesyonellerinin yeni ortaklıklar kurmak için buluştuğu küresel bir yükseköğretim platformuydu.
“The Rhythm of Revolution—Devrimin Ritmi” temasıyla gerçekleştirilen EAIE 2026’ya 107 ülkeden 7 bin 300’ü aşkın kişi katıldı. Etkinlikte 1.200’ün üzerinde kuruluş, 250’den fazla stant ve 240’tan fazla oturum ile faaliyet yer aldı. Öğrenci ve akademisyen hareketliliğinden Erasmus programlarına, ortak diploma modellerinden uluslararası öğrenci teminine, yapay zekâdan yükseköğretimde sürdürülebilirliğe kadar pek çok konu ele alındı. Bu rakamlar, EAIE’nin Avrupa’nın en büyük uluslararası yükseköğretim buluşması olarak taşıdığı önemi göstermeye yeterlidir.
Glasgow’da güçlü bir Türkiye varlığı
Bu büyük buluşmada Türkiye, Dışişleri Bakanlığı Türkiye Ulusal Ajansının ev sahipliği ve koordinasyonuyla oluşturulan “Study in Türkiye” pavilyonunda temsil edildi. Türkiye’den 96 üniversite ile iki kamu kurumunun aynı çatı altında yer alması, Türk yükseköğretiminin uluslararasılaşma iradesini açıkça ortaya koydu.
İki ayrı ada üzerine kurulan ve toplam 255 metrekarelik bir alanı kaplayan Türkiye pavilyonu, fuarın en büyük ve en görünür millî stantlarından biriydi. Yüksekten asılan kırmızı “Study in Türkiye” tabelaları, ay-yıldızlı tasarımı ve aynı anda çok sayıda görüşmeye olanak sağlayan düzeniyle Türkiye, daha ziyaretçiler standa ulaşmadan kendisini hissettiriyordu.
Fuar boyunca Türkiye standında gözlemlediğim hareketlilik gerçekten dikkat çekiciydi. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen üniversite temsilcileri, Türk üniversitelerinin yetkilileriyle görüşebilmek için adeta yarışıyordu. Masalar hemen her an doluydu. Bir görüşme biter bitmez yenisi başlıyor; kartvizitler, üniversite tanıtım dosyaları ve iş birliği taslakları el değiştiriyordu.
Türk üniversiteleri yüzlerce ikili ve çok taraflı görüşme gerçekleştirirken onlarca uluslararası anlaşmaya da imza attı. Bu temasların merkezinde Erasmus öğrenci ve personel hareketlilikleri, ortak araştırma projeleri, akademisyen değişimleri, ortak dersler, bilimsel etkinlikler ve karşılıklı öğrenci kabulü bulunuyordu.
Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı Sayın İlker Astarcı, etkinliğin başından sonuna kadar Türkiye’nin temsilini en üst düzeye çıkarmak için büyük bir gayret gösterdi. Standa........
