menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ANLAYAN AĞLAR, AĞLAYAN ANLAR: SAHİ, EN SON NE ZAMAN AĞLADINIZ?

75 0
23.09.2026

"Hissiz yaşamaya alıştığımız, acıyı ekranlardan bir film gibi izlediğimiz bu çağda ruhumuzu nerede düşürdük? Geçmişin sarı teksir kâğıtlarındaki ortak kederden modern dünyanın konforlu duyarsızlığına nasıl savrulduk? Ahmet Kaya’nın “Ağladıkça dağlarımız yeşerecek” seslenişini hatırlama, “güçlü görünme” maskesini düşürme ve kuruyan insanlığımızı yeniden yeşertme vakti. Sahi, en son ne zaman samimiyetle ağladınız?"

1970'lerin ortalarına kadar dramatik hikâyeler, şiirler ve trajik ölüm haberleri sarı teksir kâğıtlarına basılır; bu hikâyeleri anlatan destancılar şehir şehir dolaşır, meydanlarda, sokaklarda, kahvelerde ve okul bahçelerinde insanlara yaşanmış acıları yanık sesleriyle okuyarak aktarırlardı. Dinleyenler gözyaşı döker, ardından okunan o tek sayfalık basılı dramatik şiir veya hikâyeyi destancıdan "hediyesi 25-50 kuruşa" satın alırdı. Akşam olduğunda ailece toplanılır, aynı satırlar bir kez daha okunur, aynı acı bir kez daha paylaşılırdı.

Acıyı satın alıp evinde onunla ağlayan bir toplumdan, bugün en dramatik görüntüleri bile birkaç saniye içinde........

© Günışığı Gazetesi