DÜNYA EKSİLMEYECEK
Şu anda bu satırları okuduğunuz ekranın üst kısmında kaç sekme açık?
Beş, on beş, belki yirmi beş…
Bazılarının başlıkları çoktan kaybolmuş, geriye yan yana sıkışmış küçük simgeler kalmış olabilir. Sonra okunmak üzere açılmış bir makale, fiyatı karşılaştırılan bir kitap, yarım bırakılmış bir belgesel, gidilmesi düşünülen bir şehrin otel sayfası… Bugün için gerekli olmadıklarını bilsek de çoğumuz onları kapatmayız.
Çünkü bir sekmeyi kapatmak, her zaman yalnızca bir internet sayfasından çıkmak değildir. Bazen bir niyetten, bazen geleceğe ilişkin bir tasarıdan, bazen de olabileceğimizi düşündüğümüz bir insandan vazgeçmektir. Açık bıraktığımız her sayfa, zamanla içeriğinden daha büyük bir anlam kazanmaya başlar. Okunmamış bir yazı olmaktan çıkar; bir gün daha meraklı, daha disiplinli ya da daha bilgili biri olacağımıza dair sessiz bir söze dönüşür.
“Bir ara okuyacağım.” “Zaman bulunca başlayacağım.” “Bir gün buraya gideceğim.”
Sekmeler, ertelenmiş geleceklerimizin küçük arşivleridir.
Bilgisayarda açık kalan her program, görünürde kullanılmasa bile bellekte yer tutar. Pencereler çoğaldıkça sistem yavaşlar, en basit işlem bile gecikmeye başlar. İnsan zihni elbette bir bilgisayar değildir; fakat tamamlanmamış meselelerin dikkatimizi işgal edişinde buna benzer bir taraf vardır. Verilmemiş kararlar, başlanmamış işler, cevaplanmamış mesajlar ve kapanmamış ihtimaller, arka planda sessizce çalışmayı sürdürür. Bu yüzden insan bazen gün boyunca ağır bir iş yapmadığı halde kendisini tükenmiş hisseder.
Yorgunluğunun kaynağı yalnızca yaptıkları değil, yapabileceklerinin kalabalığıdır. Sürdürdüğü hayatın içinde, yaşayabileceği başka hayatları da düşünür. Modern melankolinin biçimlerinden biri belki de tam burada, kaybettiklerimizin yanı sıra hiç yaşamadığımız ihtimallerin ağırlığını da taşımaya başladığımız yerde belirginleşir.
Geçmişte seçeneklerin daha az olduğunu söyleyerek geçmiş dönemlerin hayatlarını romantikleştirmek doğru olmaz. Seçenek azlığı çoğu zaman toplumsal baskı, ekonomik yoksunluk ve zorunluluk demekti. Buna karşılık bugünün insanı başka bir sıkışmayla karşı karşıyadır: İmkanların çokluğu.
Dijital dünya, başka bir hayatın her an mümkün olduğunu hatırlatır. Farklı bir coğrafyada daha huzurlu, yeni bir kariyerde daha başarılı ya da başka bir çevrede daha çok kabul görebileceğimiz fikri sürekli........
