menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

VAZGEÇİLMİYOR BÖYÜK ABE

32 0
20.10.2026

Bazı yerler var, bazı anlar var, bazı insanlar var, anılınca ismi hayali cihan değer. Alır götürür insanı bindiği hayalin kapı önüne.  Hasreti yandırır, özlemi dindirir. Öyle insanlar var ki; gitmiş olsa bile, gitmezler gönüllerden. Hani şairin dediği gibi;  “ Gitmekle, gitmiş olamazsın; gönlün kalır, aklın kalır, anıların kalır.”

Bir söz düşer aklına, bir türkü dilinin ucuna, bir sokak,  bir cadde, bir şehir, sonra düşersin özlemin koynuna. İşte öyle biri, işte öyle bir hasretliğin dili sözün özü Böyük Abe.

Öyle bir iz, öyle bir miras bıraktı ki kendinden geriye, düşünün koca bir Elazığ şehri onu abisi olarak görüp, “ Böyük Abe”  ismi ile ölümsüzleştirdi. Tabi ki Bünyamin Eroğlu'ndan söz ediyorum.

1954 yılında Mehmet ve Vasfiye Eroğlu’nun altı çocuğundan biri olarak Elazığ-Hankendi nahiyesinde dünyaya geldi. Bir süre sonra bugünkü Üniversite Mahallesindeki evlerinde ikamet etmeye başlayan Eroğlu ailesi, bu mahallenin vermiş olduğu kültürel ortamın etkisiyle bir nevi sonraki yılların kaderini çizmiş oldu. Bünyamin Eroğlu’nun yaşadığı  yer, demografik ve sosyolojik açıdan çok yönlü ve kültürlü bireylerin  bir hayli fazla olduğu  bir hava ihtiva ediyordu.

Aile fertlerinin birçoğunun bir şekilde müzikle iştigal ediyor olması, onu da bir  yönüyle etkilemiş, kendisi de bir zaman sonra bu kültür ortamının  önemli bir parçası haline gelmiştir. Murat İlkokulunu bitiren Eroğlu, İmam Hatip Lisesi’nin orta ve lise bölümünü birlikte okuyarak, 1973-1974 öğretim döneminde mezun olmuştur. Okul sıralarında sesinin güzelliği ön plana çıkan Eroğlu, folklor ekiplerinde görev almış  birçok oyun sergilemiş, bu yönleriyle ön plana çıkmıştır. Gençlik yıllarında mahalledeki arkadaş ortamlarında sık sık türküler söyleyip, kaval çalarak bu ortamların vazgeçilmez ismi olmuştur.

Bir gün bölge camisinde ezan okuduğu sırada yoldan geçmekte olan dönemin Elazığ müftüsü geri dönüp camiye gelerek ezanı okuyanı sormuş, Bünyamin Eroğlu’na; “ Sen Bilal-ı Habeşi misin, beni buralara getirdin?” diyerek hayranlığını ifade etmiştir. Dediğimiz gibi müzikle........

© Günışığı Gazetesi