menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Elazığ Gençlerini Neden Başka Şehirlere Uğurluyoruz?

85 0
19.09.2026

Elazığ Otogarı’na yolu düşenler bilir. Bazı vedalar sıradan bir yolculuğun başlangıcı değildir. Bir anne, oğlunun bavuluna son kez bakar; eksik bir şey kalmasın diye fermuarını yeniden kontrol eder. Bir baba, söyleyecek çok sözü olduğu hâlde susar. Genç, otobüsün camından ailesine el sallarken içinde hem umut hem hüzün taşır.

“Okumaya gidiyorum,” der.

Sonra yıllar geçer. Eğitim biter, diploma alınır; fakat dönüş için bir iş, bir imkân ve güçlü bir gelecek ümidi bulunamaz. Başlangıçta geçici sanılan ayrılık kalıcı hâle gelir. Elazığ, yetiştirdiği bir genci daha başka bir şehrin geleceğine uğurlar.

Elbette gençlerin başka şehirlerde eğitim alması, farklı kültürleri tanıması ve dünyaya açılması kötü değildir. İnsan doğduğu yerde kalmaya mahkûm edilemez. Gençler gitmeli, görmeli, öğrenmeli ve tecrübe kazanmalıdır. Asıl mesele onların gitmesi değil; dönmek istediklerinde karşılarında kendilerine yer açan bir şehir bulamamalarıdır.

Bugün birçok gencimiz memleketini sevdiği hâlde geleceğini başka şehirlerde arıyor. Çünkü bir şehre duyulan sevgi, tek başına hayat kurmaya yetmiyor. Genç insan çalışabileceği bir iş, emeğinin karşılığını alabileceği bir ortam, düşüncesini ifade edebileceği bir alan ve kendisini geliştirebileceği sosyal imkânlar istiyor.

Bir gence sürekli “Memleketine sahip çık,” diyebiliriz. Fakat o da haklı olarak bize şunu soracaktır:

“Memleketim benim geleceğime sahip çıkıyor mu?”

Bu soruya yalnızca duygusal cümlelerle cevap veremeyiz.

Elazığ’ın üniversitesi, yetişmiş insan gücü, tarihî birikimi, tarım ve hayvancılık potansiyeli, kültürü, musikisi ve güçlü hemşehrilik bağı var. Fakat bütün bu değerleri gençler için gerçek fırsatlara dönüştürebiliyor muyuz?

Üniversiteden mezun olan bir genç aylarca iş arıyorsa,........

© Günışığı Gazetesi