Anız yakmak, toprağın geleceğini ateşe vermektir
Hasat mevsimi sona erdiğinde tarlalarda kalan sap ve bitki artıklarının yakılması, yani anız yakma, ne yazık ki hâlâ birçok bölgede zaman kazandıran ve ekonomik görülen bir yöntem olarak uygulanmaktadır.
Oysa bilimsel araştırmalar, birkaç saatlik kolaylık uğruna toprağın onlarca yılda kazandığı verimliliğin yok edildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Anız yakmak sadece tarlayı değil, toprağı, havayı, suyu, canlı yaşamını ve geleceğimizi de yakmaktadır. Toprak, yalnızca bitkilerin yetiştiği bir ortam değildir. Bir avuç verimli toprakta milyarlarca bakteri, mantar, solucan ve gözle görülemeyecek kadar küçük canlı yaşamaktadır. Bu canlılar organik maddeleri parçalayarak bitkilerin ihtiyaç duyduğu besin maddelerini oluşturur, toprağın havalanmasını sağlar ve su tutma kapasitesini artırır.
Anız ateşi ise toprağın yüzey sıcaklığını yüzlerce dereceye çıkararak bu canlıların büyük bölümünü yok eder. Sonuçta toprak biyolojik olarak fakirleşir ve doğal verimliliğini kaybetmeye başlar. Anızın yanmasıyla birlikte bitki artıklarında bulunan organik madde de kül olur. Oysa bu artıklar toprağın en önemli besin kaynaklarından biridir. Organik madde miktarı azalan toprak daha sert, daha geçirimsiz ve erozyona karşı daha savunmasız hâle gelir. Yağmur yağdığında su toprağa yeterince nüfuz edemez, verimli üst tabaka kolayca taşınır. Rüzgâr da koruyucu bitki örtüsü bulunmayan........
