menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ANADİL; BİR HALKIN RUHU, HAFIZASI VE VATANIDIR

12 0
16.05.2026

Bir halkın diline dokunmak, yalnızca kelimelerine dokunmak değildir.

Bir halkın geçmişine, hafızasına, çocukluğuna, mezar taşlarına, ninnilerine ve dualarına dokunmaktır. Çünkü anadil; insanın dünyaya açıldığı ilk kapıdır. İnsan önce annesinin sesini tanır, sonra hayatı. İlk korkusunu, ilk sevincini, ilk duasını kendi diliyle yaşar. Bu yüzden anadil ana sütü gibidir; insanın ruhuna karışır. Hiçbir güç onu bütünüyle söküp atamaz.

Dil; sadece iletişim değildir. Dil, bir halkın yüzyıllar boyunca taşıdığı acının, aşkın, direnişin ve umudun adıdır. Bir halk kendi diliyle güler, kendi diliyle yas tutar, kendi diliyle direnip yeniden ayağa kalkar. Eğer bir dil susturulursa yalnızca sözcükler kaybolmaz; bir tarih sessizliğe gömülür, bir kültür yetim bırakılır, bir halk kendi aynasına yabancılaştırılır.

Kürt halkının yüreğinde en derin yaralardan biri işte budur: Kadim bir dilin inkâr edilmesi… Mezopotamya’nın bağrından kopup gelen, binlerce yıllık insanlık hafızasını taşıyan bir dilin yok sayılması… Bir annenin çocuğuna kendi diliyle seslenmesinin suç gibi görülmesi… Bir çocuğun okul kapısında kendi dilinden utanmaya zorlanması… Bir halkın kendi diliyle eğitim istemesinin “tehdit” sayılması…

Oysa anadil istemek........

© Güneydoğu Ekspres