menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

3 Ağustos Ezidi Soykırımı: Kadınların Çığlığı, İnsanlığın Utancı

19 0
03.08.2026

Halkın hafızasına kazınan laranlık. 3 Ağustos, yalnızca Ezidilerin değil, insanlığın vicdanına kazınmış en ağır utanç günlerinden biridir. Bu tarih, binlerce yıllık kadim bir inancın ve kültürün yok edilmeye çalışıldığı, kadınların bedenlerinin savaş ganimeti sayıldığı, çocukların ailelerinden koparıldığı ve bir halkın varlığının hedef alındığı gündür.

Şengal’de yaşananlar, sıradan bir katliam değildi. Bu, sistematik bir soykırım ve insanlık suçuydu. Binlerce Ezidi erkek öldürüldü. Yaşlılar, çocuklar ve savunmasız siviller katledildi. On binlerce insan açlık ve susuzluk içinde Şengal Dağı’na sığınmak zorunda kaldı. Dünyanın gözü önünde yaşanan bu trajedi, uluslararası toplumun geç ve yetersiz müdahalesi nedeniyle daha da derinleşti.

Ancak bu soykırımın en ağır yükünü Ezidi kadınları taşıdı.

Kadınlar kaçırıldı, isimleri silinmeye çalışıldı, inançlarından vazgeçmeye zorlandı ve köle pazarlarında alınıp satıldı. İnsanlık tarihinin en eski utançlarından biri olan kölelik, 21. yüzyılda yeniden canlandırıldı. Genç kızlar defalarca satıldı; anneler çocuklarından koparıldı. Bir kadının bedeni, savaşın ganimeti; ruhu ise kırılması gereken bir irade olarak görüldü.

Fakat zalimlerin hesap etmediği bir gerçek vardı:

Ezidi kadınları yalnızca mağdur olmadılar; aynı zamanda direnişin, hafızanın ve yeniden ayağa kalkmanın sembolü oldular. Sessiz bırakılmak istenen kadınlar, yaşadıkları acıları dünyaya anlatarak insanlığın vicdanını uyandırdılar. Her tanıklık, inkâra karşı bir belge; her gözyaşı, adalet talebine dönüşen........

© Güneydoğu Ekspres