Kino ve“Don Kişot’un Silüeti”
Şerif Kino, Mardin doğumlu çağdaş resim sanatında nadir görülen bir ısrarın sanatçısıdır. Yaklaşık otuz yılı aşan üretim pratiği boyunca neredeyse tek bir figürün — Don Quixote— çevresinde dolaşması, onu tekrarın değil derinleşmenin ressamı yapar.
Bu tercih, yüzeyde tematik bir takıntı gibi görünse de aslında modern öznenin kırılganlığına yöneltilmiş uzun soluklu bir sorgudur. Kino’nun Don Kişot’u, edebî bir karakter olmaktan çok, modern öznenin kırılgan yapısının görsel modelidir. Sanatçı figürü anlatmaz; figürün taşıdığı epistemolojik krizi görünür kılar. Bu nedenle resimler, temsilden çok çözülme alanlarıdır.
Kino’nun sanat serüveni, klasik - figüratif eğitimle başlasa da kısa sürede temsilin sınırlarını zorlayan bir yönelim kazanır. Figürü anlatmak yerine, figürün taşıdığı düşünsel yükü araştırmayı seçer. Don Kişot onun için edebi bir karakter olmaktan çıkar; bir zihinsel durum, bir çağ metaforu haline gelir. Kino’nun asıl meselesi Don Kişot’un bakış açılarını resmetmesidir. Dünyayı yanlış okuyan ama o yanlışta ısrar eden bir bilinç halini yoklar. Bu bilinç hali hem trajik hem de günceldir.
Sanat tarihinde tek bir figüre bu denli bağlı kalmak cesaret ister. Kino’nun ısrarı, piyasa beklentilerine karşı bir direniş gibi okunabilir. Aynı imgeyi tekrar tekrar ele alırken aslında her seferinde başka bir ontolojik katmanı açar:Bazen Don Kişot yalnızdır; boş bir uzamda askıda durur.Bazen doğayla iç içedir; ama o doğaya ait değildir.Bazen de parçalanmış, silikleşmiş, neredeyse yok olmaya yakındır.Bu dönüşümler, figürün sabitliğini kırar. Kino’nun Don Kişot’u kahraman değil; modern insanın kırılgan egosudur. Kino’nun resimleri güçlü fırça darbeleri,taşist (lekesel) katmanları ve toprak tonlarıyla dikkat çekicidir. Figür ile arka plan arasındaki sınırlar çoğu zaman belirsizdir. Bu belirsizlik bilinç ile bilinçdışı arasındaki geçiş alanını tasvir eder. Kompozisyonlarında mekân çoğu zaman stabil değildir. Perspektif kırılır; figür zemine tam oturmaz. Bu durum, izleyicide hafif bir huzursuzluk yaratır. Ve........
