menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KENDİNİ TANIMAYANLARIN SİYASETTEKİ YERİ

12 0
24.08.2026

Siyaset denildiğinde çoğu insanın aklına iktidar gelir. Yönetmek gelir. Kitleleri etkilemek, söz söylemek, düzen kurmak ve mücadele etmek gelir. Oysa insanlık tarihinin en büyük kırılmalarından biri tam da burada başlar. Çünkü siyaset, kendini bilmeyen insanların eline geçtiğinde, toplumu dönüştüren bir bilinç alanı olmaktan çıkar, insanın kendi karanlığını büyüttüğü devasa bir güç mekanizmasına dönüşür.

Belki de bu yüzden siyaset, bugüne kadar çoğu zaman insanı özgürleştiren değil, insanın içindeki çözülmemiş korkuları, bastırılmış öfkeleri, yetersizlik duygularını ve iktidar açlığını topluma yayan bir alan hâline geldi. Çünkü kendini tanımayan insan, toplumu yönetmeye çalışırken aslında kendi eksikliğini yönetmeye çalışır. Ve bu çok tehlikelidir.

İnsanlık tarihi biraz da kendini bilmeyen insanların dünyayı şekillendirme girişimlerinin tarihidir. Krallar, liderler, ideolojiler, partiler, devrimler, darbeler ve savaşlar… Bunların büyük kısmının altında çözülmemiş insan psikolojisi vardır. İnsan kendini görmediğinde, kendi içindeki kaosu toplum projesine dönüştürür. Kendi korkusunu güvenlik politikası yapar. Kendi bastırılmışlığını ahlak anlayışı yapar. Kendi öfkesini devrim diye sunar. Kendi yetersizliğini ise otoriteyle kapatmaya çalışır. Çünkü insan, çözmediği her şeyi zamanla sisteme........

© Güneydoğu Ekspres