menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İfade özgürlüğü

38 0
28.06.2026

Son yıllarda şöyle söylemler gelişti.

“Aman bu kadar cesur konuşma, sen bize lazımsın.”

Bunlara benzer laflar kendileri gibi başkalarının da susmasını istiyorlar.

Deniz Göktaş, bir komedyen.

Tanımıyordum, Harbiye Cemil Topuzlu’daki gösterisini YouTube’a yüklemiş.

Kendisini bu gösteri nedeniyle tanıdım ve gösterisini de çok beğendim.

Gösteriyi birkaç gün içerisinde, milyonlarca kişi izledi.

Bu yazıyı yazmadan önce yaptığım son kontrolde, izleyici sayısının 3 milyonu geçtiğini gördüm. İzlemediyseniz, şiddetler izlemenizi tavsiye ederim.

Göktaş, uzun yıllardır tanık olmadığımız biçimde siyasi mizah yapıyor. Hem de ofansif bir mizah.

Mizahı, Cumhurbaşkanı Erdoğan için de yapıyor İmamoğlu için de.

Fatih Altaylı için de yapıyor, Celal Şengör için de.

En çokta kendisini tiye alıyor.

Daha gösteri başlamadan kendisini yuhalatıyor, evet yuhalatıyor.

Cumhurbaşkanı hakkında yaptığı mizah nedeniyle, yandaşlar sosyal medyada kendisini linçlediler ve gereğinin yapılmasını istediler.

Kısaca alın bunu içeriye diyorlar.

Bu kesimi anlamak mümkün.

Muhalif herkes içeri alınsa, bunlar mutlu olurlar.

Ama bir de sözde muhalif kesim var.

Gösteriyi sevenlerin çoğunluğu “inşallah başına bir şey gelmez” diye dua ediyor.

Bir gösteri nedeniyle, bir komedyenin başına neden bir şey gelsin ki?

Bu söylemleriyle, bir komedyenin sırf komedi yaptığı için başına bir şey gelme ihtimalini yüksek görerek, sonucu meşrulaştırıyorlar.

Oysa, AKP yasaklarla mücadele etmek ve özgürlükleri genişletmek vaadiyle iktidara gelmişti.

AKP’nin 2002 yılındaki Parti Programında, iktidara geldikleri zaman, 3Y ile mücadele edileceği yazılmaktadır.

3Y, yasaklar, yolsuzluk ve yoksulluk kelimelerinin kısaltılmış halidir.

Yasaklar konusunda Programda şu ifadelere yer verilmektedir (s. 15):

“Partimiz bütün vatandaşlarımızın özgür haber alma ve düşüncelerini yansıtma hakkını........

© Gazete Pencere