menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mavi vatanın tapusu: Kabotaj Kanunu 100 yaşında!

29 0
05.07.2026

Cumhuriyet, sadece karada kazanılmış bir savaşın ardından kurulan bir devlet değildi; aynı zamanda yüzyıllarca kendi denizlerine yabancılaşmış, kendi kıyılarında söz hakkını kaybetmiş bir milletin denizle yeniden kucaklaşma iradesiydi. Karadeniz Vapuru’nun o devrimci ruhla dünyayı dolaşarak Genç Cumhuriyet'i tanıtmasından kısa bir süre sonra, 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu, işte bu iradenin en güçlü hukuki manifestosuydu. Bugün, o devrim niteliğindeki adımın, 815 sayılı Kabotaj Kanunu’nun 100. yılını kutluyoruz.

KENDİ SULARIMIZDA YABANCIYDIK

Gelin, 1926’nın öncesine, o karanlık tabloya bir daha bakalım. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde denizlerimizdeki manzara tam bir boynu büküklüktü. Kapitülasyonlar öylesine derin ve onur kırıcı bir yara açmıştı ki, İstanbul’dan İzmir’e kendi vatandaşını veya yükünü taşımak isteyen bir Türk gemisine izin yoktu. Kendi limanlarımız arasında taşımacılık yapmak, liman hizmetleri vermek, römorkör işletmek, hatta kıyılarımızda süngercilik ve balıkçılık yapmak bile büyük ölçüde yabancı bayraklı gemilerin, yabancı şirketlerin tekelindeydi. Kendi karasularımızda parya, kendi limanlarımızda yabancıydık. Türk denizcisi, kendi denizinde nefes........

© Gazete Pencere