menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Düzensizliğin zaferi: Entropi

46 0
19.04.2026

Bir kahve fincanını masanın kenarından itin. Yere düşer, kırılır, kahve yere saçılır. Şimdi aynı sahneyi tersine sarın: Yerdeki kırıklar bir araya gelir, kahve fincana geri çekilir, fincan masanın kenarına geri konar.

Bu sahne neden bu kadar yabancı geliyor? Fizikte hareketle ilgili neredeyse her yasa zamanda simetriktir; ileri de geriye de işlerler. Ama siz bu tersine sarımın gerçek olamayacağını sezgilerinizle biliyorsunuz. Bu sezginizin kaynağı, fiziğin en derin yasalarından birinden geliyor, Termodinamiğin İkinci Yasası.

Yasa şunu söyler: Yalıtılmış bir sistemde entropi, yani düzensizlik, dağınıklık, olası durum sayısı, zamanla ya artar ya da sabit kalır. Hiçbir zaman kendiliğinden azalmaz. Bir damla mürekkebi su dolu bir bardağa bıraktığınızda, mürekkep yavaşça yayılır ve su homojen bir renge bürünür. Tersi hiçbir zaman görülmez; suda dağılmış mürekkep kendiliğinden bir noktada toplanmaz. Olasılık sıfır olmasa da o kadar düşüktür ki, gerçekleşmesi, evren sonsuz ömürlü olsa bile neredeyse olanaksızdır.

DÜZENSİZLİĞİN EGEMENLİĞİ

Ama bu neden böyledir? Cevap, olasılığın ta kendisinde gizlidir. Aynı mürekkep damlasını ele alalım. Mürekkep moleküllerinin tümünün tek bir damla hacminde kendiliğinden bir araya gelmesi varsayımsal olarak mümkündür ama olasılığı o kadar küçüktür ki gerçekte hiçbir zaman gerçekleşmez. Tersine, moleküllerin bardağa dağılmış halde bulunabilecekleri düzenleme sayısı, damla şeklinde birleşmelerine oranla astronomik ölçüde fazladır. Doğa olasılıkları takip eder ve olasılıklar, her zaman düzensizliği kayırır.

Ludwig Boltzmann, 19. yüzyılın sonunda bu gerçeği matematiksel bir formüle döktü: S = k * log(W). Burada S entropi, W ise sistemin içinde bulunabileceği olası mikro-durum sayısıdır; ne kadar çok olası durum varsa, entropinin o kadar yüksek olduğunu ifade eder. Termodinamikle istatistik arasında köprü kuran bu denklem o kadar temel bir olguya işaret eder ki Boltzmann, ölümünden sonra mezar taşına kazınmasını istedi; öyle de yapıldı.

YILDIZLAR, GEZEGENLER, YAŞAM

Kosmosa baktığınızda, buna itiraz edebilirsiniz. Evrendeki en büyük yapılar, yani yıldızlar, gezegenler, galaksiler, dağınık madde bulutlarından ortaya çıkmıştır. Dört milyar yıl önce yalnızca hidrojen ve helyum bulutu olan bir bölge, zamanla Güneş’e dönüştü. Cansız kimyasal bir çorbadan yaşam türedi. Sizin beyninizdeki........

© Gazete Pencere