Bir kuşağın hafızası sahneye döndü ve düşler yeniden canlandı!
Üniversiteye başladığımda dinlemeye başladım onları… Bir müzik grubuydular ama daha ötesi bir şey yapıyorlardı. Grubun ismi gibiydiler; gezdiğim sokakları düşe çeviriyor, beni şiirsel bir dünyanın içinde duygudan duyguya geçiriyorlardı. Düş Sokağı Sakinleri; yaptıkları müzik, şarkı sözleri, duruşları ve tavırlarıyla gerçekten de nev-i şahsına münhasır bir gruptu. Başka hiçbir müzik grubuna benzemiyorlardı.
Kendimle baş başa kaldığımda “Gayret et güzelim” dediğim çok olmuştur kendi kendime. “Yanlış bir öyküdeyim, beni yeniden yaz…” Nasıl bir şarkı sözüdür bu? Mevzunun boyutu değişmiştir artık. Buna benzer muazzam cümleleriyle gençlik rüzgârımı fazlasıyla etkilediler. Sayelerinde hüzünlü ve duygusal bir gençlik dönemim oldu… Şiir gibi şarkılarını çok sevdim, anlamlı bir derinliğin içine girdim. Yalnız bir çocukken hayal arkadaşlarım vardı; üniversitede de bu grup, yalnız kaldığım anlarda sarıldığım, bana müzik yapan hayali arkadaşlarım oldu. Çünkü onları canlı olarak hiç görmedim. Kasetlerden dinledim ve albüm fotoğraflarından bile ne kadar farklı olduklarını anlamıştım zaten. Onları sahnede canlı canlı dinleme hayali de, dinledikçe aklıma düşmeye başladı. Ama ben onlarla kavuşamadan onlar çoktan ayrıldılar, dağıldılar. Yine de dağıldıkları hiç anlaşılmayan bir ikili olarak kaldılar.
Düş Sokağı Sakinleri, 1993’te Murat Çelik ve Murat Yılmazyıldırım tarafından kurulan bir müzik grubu. Aynı yıl ilk albümleri Düş Sokağı’nı, 1996’da ikinci albümleri Yaşadıkça’yı, 1999’da ise son albümleri Üç’ü yayımladılar. Sonra ne oldu bilinmez ama ayrıldılar. Biz de zaten 2000’lerden sonra başka yol ayrımlarına geçmeye başlamıştık çoktan. Onların grup olarak ayrılış yılları, sanki başka şeylerin de habercisi oldu. Belki ayrılmasalardı bugün her şey başka olacaktı, bilemiyorum. Benimki sadece bir teselli… Eski Türkiye özlemi ağır bastı; çünkü onlar da eskiden kalan güzel şeylerden biriydi. Bu yüzden beni efkâr bastı. Sonra ülkede çok şey değişti; aşklar bitti, dostluklar gitti, şiirsizleştik, silikleştik, yenildik, ezildik, üzüldük ve daha bir sürü şey…
Düş Sokağı Sakinleri, 25 yıl sonra yeniden sahneye çıktı!
Derken bir şey oldu; düşler tekrar canlandı ve Düş Sokağı Sakinleri’nin tam 25 yılın ardından konser vereceği haberini duydum. Tabii ki inanmadım. “Tanrım, bu bir düş olsa gerek…” Rüyamda görsem inanamayacağım türden bu konser haberini duyduğum anda heyecanlı bekleyişim başladı. Düşler kurduran, sürreal bir gerçeklikte yaşatan, şiirsel bir dünya yaratan Düş Sokağı Sakinleri, 25 yılın ardından Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda konser verecekti. Hani olur ya, hayatta........
