menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okul zili çalmadan önce karınların zilini susturalım

32 0
06.09.2026

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı gün kaldı. Yıllardır yaptığım çağrıyı ve tespiti bir kez daha yinelemenin vakti de geldi: Dünya Bankası verilerine göre gıda enflasyonunda dünyada beşinci sırada olduğumuz bir ortamda ücretsiz okul yemeği, temel bir çocuk hakkıdır ve bu hakkın teslim edilememesi bir öncelik sorunudur.

Millî Eğitim Bakanlığı kısa süre önce bir genelge yayımladı. Tüm saflığım ve iyi niyetimle genelgede “okul yemeği” kelimesini tarattım. Sonu yine kocaman bir hayal kırıklığı.

Genelgede “Güvenli Okul İklimi” başlığı altında alınacak önlemler arasında bile çocuklara bir öğün ücretsiz yemek verilmesine dair bir niyet yok. Oysa okullarda güvenli bir ortam ve pozitif bir okul iklimi yaratmak güvenlik tedbirlerinin yanı sıra çocukların beslenme ve gelişim hakkına yapılan yatırımlarla da sağlanır. Gıda güvenliği, dengeli ve sağlıklı bir beslenme çantasına erişim, paketli gıdalardan uzak durulan bir yaşam biçimi… Bunların hepsi güvenli bir okul ikliminin parçası…

Öğretmenlere “toplumsal hassasiyetlere uygun” önlük giydirmeyi bir öncelik yapmak yerine, tüm odağımızı çocukların beslenme hakkına çevirmek ve bütçedeki kaynakları öncelikli olarak bu yönde kullanmak gerekiyordu. Çağrılarımız yine yanıtsız kaldı.

Çocuklara ücretsiz okul yemeği hakkı tanınmamışken Okulumda Sağlıklı Besleniyorum Programı ise kâğıt üzerinde varlığını koruyor. Çocukların hangi araçlarla, hangi finansal kaynaklarla sağlıklı besleneceği ise kocaman bir soru işareti.

Sağlıklı Beslenmenin Günlük Maliyeti

Bir çocuğun aç kalmaması ne yazık ki sağlıklı beslenme anlamına gelmiyor. Bir süredir Türkiye’de mutlak açlığın yanı sıra gizli açlık diye bir tehlike, çocuklar arasında kol geziyor. Çocuklar, açlıklarını ekmek, pirinç, şeker, işlenmiş gıda, makarna ağırlıklı bir beslenmeyle gidermeye çalışıyorlar. Ancak bunun sağlık maliyeti giderek artıyor.

Temmuz sonunda açıklanan ve Birleşmiş Milletler’in beş uzman kuruluşu olan FAO, IFAD, UNICEF, Dünya Gıda Programı ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından ortaklaşa hazırlanan Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu 2026 yılı raporu bu açıdan önemli. Buna göre, Türkiye’de sağlıklı beslenmenin kişi başına günlük maliyeti 2017’de 3,45 dolar seviyesindeyken, 2025’te 4,58 dolara yükseldi. Bu, 4,28 dolar olan dünya ortalamasının üzerinde bir rakam… Türkiye’de sağlıklı beslenmenin maliyeti uzun süredir dünya ortalamasının üzerinde seyrediyor.

Bir yandan da dünyada bu alanda ciddi girişimler var. Bir süredir gerek köşe yazılarımda gerekse bu konuda yazdığım “Karnım Zil Çalıyor: Bir Hak Olarak Ücretsiz Okul Yemeği” başlıklı kitabımda yinelediğim bir oluşum var. Günümüzde, çoğu kıt kaynaklara sahip olmasına rağmen beslenme hakkını kamusal bir öncelik hâline getiren 113 ülke öğrencilere ücretsiz okul yemeği sağlıyor. Bu ülkeler, kendilerini sorunlar karşısında inatçı bir midye gibi sımsıkı kapatmak yerine çocukların gerçekliğini görüp hissediyorlar ve eyleme geçiyorlar. Bu çabalarını da 2021 yılında kurulan Okul Yemekleri Koalisyonu çerçevesinde sistematik ve........

© Gazete Pencere