Süreç
Türkiye’nin ve dünyanın yoğun gündemi içinde kendine yer bulamayan konulardan biri de Barış Süreci’dir. Daha doğrusu, Türkiye tarihinde bir dönüm noktası olan bu konunun kamuoyunda yeterince ilgi görmediğine ve tartışılmadığına inanıyorum.
Ekonomik sorunlar ile CHP’ye ve CHP’li belediye başkanlarına yönelik davalar ülke gündeminin son aylardaki ana konularını oluşturuyor.
Bunun dışında bölgemizde yaşanan savaşlar, işgaller, rejim değişiklikleri ve bunlara bağlı yaşanan ekonomik dalgalanmalar da ülke gündeminin uluslararası boyutunu oluşturuyor.
Bu yüklü gündem ve birinci Açılım Süreci’nin hafızalardaki başarısız tortusu nedeniyle, mevcut Barış Süreci gündemde hak ettiği derinlikte tartışılamıyor. Ayrıca tarafların, süreci gündemde tutmak için özel çaba sarf etmediği de net şekilde görülüyor.
1 Ekim 2024’te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Yasama Yılı açılışında DEM Parti milletvekilleriyle tokalaşması ve “Yeni bir döneme giriyoruz. Dünyada barış isterken kendi ülkemizde barışı sağlamak lazım” sözleriyle başlayan süreç, aynı ay içinde Bahçeli’nin Öcalan hakkındaki demeçleriyle hız kazandı.
Barış Süreci’nin doruk noktalarından biri 27 Şubat 2025’te DEM Parti heyetiyle görüşen Öcalan’ın PKK’ye silah bırakma çağrısı oldu. Bu çağrı Mayıs ayında karşılık buldu ve PKK örgütsel yapısını feshetme ve silahları bırakma kararı aldığını duyurdu. Ağustos ayından itibaren Meclis çatısı altında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu........
