Etki ajanlığı yasası yürürlükte mi?
“Ailem güvende” operasyonlarının hedefi, “fuhuşa aracılık edenler ve müstehcen içerik üretenler” olarak açıklansa da gözaltına alınan ve tutuklananların çoğu LGBTİ derneklerinin yöneticileriydi. Nitekim iktidar yanlısı bazı gazeteciler, “LGBT'ye karşı yapılan ‘Ailem Güvende' operasyonunu destekliyorum" diye paylaşım zinciri kurdular.
Ayrıca operasyonların ardından Kaos-GL, 17 Mayıs, Pembe Hayat, SPoD, Lambdaistanbul ve ÜniKuir gibi LGBTİ gibi derneklere ait 73 internet sitesi ve sosyal medya hesabı kapatıldı. Gazeteci Tuğba Tekerek tutuklandı; aralarında Evrensel, MLSA, Sol Haber, Kadın Dernekleri Federasyonu, Af Örgütü Türkiye, KaosGL, Barış Akademisyenleri, Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği, Özlem Akarsu Çelik, İrfan Değirmenci ve Fırat Fıstık gibi birçok gazeteci ve hak savunma mecrasının X hesabına erişim engellendi.
İktidar medyası da “Ahlaksızlığı Batı ülkeleri fonlamış” (Akşam), “LGBT illetini Batı besliyor” (Sabah) ve “LGBT’ye 3.3 milyon dolar” (TVNET / Yeni Şafak), “LGBT fonu iç savaş için” (Türkiye) gibi başlıklarla operasyona destek verdi; bu dernekleri yurtdışından fon alarak “ ahlaksızlık “ ve “Batı’nın casusluğunu” yapmakla suçladı:
“MASAK incelemesinde SPoD, HEVİ, Pozitif Yaşam, LİSTAG, Lambda İstanbul ve Pozitif İz adlı LGBT derneklerine yurtdışından 3,3 milyon dolar aktarıldığı ortaya çıktı. Sapkın dernekleri fonlayanlar arasında ABD, Fransa, Hollanda ve Almanya kamu kurumları da yer alıyor.”
Haberlerde “ortaya çıktı” deniliyordu ama aslında bu derneklerin aldıkları fonlar gizli değildi. Ama gözaltına alınanlara, emniyet ifadelerinde, Avrupa ve diğer yurtdışı kaynaklı kamu kurumları ile yabancı kuruluşlardan aktarılan kaynak soruldu.
2024’te “Etki ajanlığı yasası” olarak tanımlanan düzenleme yasalaşmış olsaydı; casusluk suçunun kapsamı genişletilecek, yurtdışından alınan fonlar, “yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda suç işlemek” olarak değerlendirilebilecekti. Ama o yasa tepkiler üzerine geri çekildi; Avrupa Birliği ve başka yurtdışı kuruluşlardan fon almak mevcut yasalarda suç olarak tanımlanmıyor.
Fakat iktidar medyası “LGBT’ye 3.3 milyon dolar” haberleriyle “Etki ajanlığı yasası” yürürlükte olmamasına rağmen, yurt dışından fon almak da suçmuş gibi algı yarattı. Halbuki iktisatçı Nazır Kapusuz’un hazırladığı, “Avrupa Birliği fonlarından en fazla kaynak alan dernek ve vakıflar” listesinin ilk sırasında TÜGVA, TÜRGEV, Dünya Etnospor Konfederasyonu gibi, iktidar yanlısı sivil toplum örgütleri bulunuyor. Ama iktidar medyası, bu STK’ların AB fonlarından yararlanmasını “suç" olarak görmüyor.
LGBTİ bireylerin varlığını ve derneklerini hedef alan haberlerin hepsinin aynı olması da dikkat çekiciydi. Anlaşılan aynı gizli kaynak tarafından yönlendirilmişler.
Bu habercilikle o kaynağı mutlu etmiş olabilirler ama bağımsız ve temel insan haklarından yana bir gazetecilik faaliyetinden söz etmek mümkün değil maalesef...
POLİS KAMERASINDAN MEDYAYA SERVİS YASAK
Polisin, operasyonlarda gözaltına alınan belediye başkanlarını, politikacıları, ünlü isimleri ve hatta bazı çete üyelerini medyanın önünden geçirerek teşhir etmesi Ahmet Saki Uzun adlı okurun da dikkatini çekmiş.
Adalet Bakanlığı’nın, Yakalama, gözaltına alma ve ifade alma yönetmeliği’nin “soruşturmanın gizliliği”ne ilişkin 27. maddesini anımsattı. O maddede şu hüküm var:
“Soruşturma evresinde gözaltındaki bir kişinin ‘suçlu’ olarak kamuoyuna duyurulmasına, basın önüne........
