Zararın neresinden dönülse kardır…
2023 Mayıs ayında göreve başlayan ekonomi yönetiminin uyguladığı politikaların çalışmayacağına dair uyarılar o dönemden itibaren sıkça dile getirildi. Hatta birkaç ay sabredilip sonuçların görülmesi beklendi, ancak zaman ilerledikçe uygulanan yaklaşımın temel varsayımlarının sahadaki gerçeklikle örtüşmediği daha net ortaya çıktı. Buna rağmen politika setinde ısrar edilmesi, eleştirilerin dozunu da doğal olarak artırdı.
Uygulanan yöntem aslında oldukça basitti: düşük kur, yüksek faiz. Bu yaklaşımın temel varsayımı da açıktı; kur baskılanırsa enflasyon düşecek, faiz yüksek tutulursa talep kontrol altına alınacak ve zamanla denge sağlanacaktı. Kağıt üzerinde tutarlı görünen bu çerçeve, karmaşık modellerle desteklenerek savunuldu. Ancak sahadaki gelişmeler, basit iktisadi gerçeklerin göz ardı edildiğini gösterdi. Zaten kamu harcamalarını şu anki gibi değil, radikal şekilde durdurmadan sadece özel kesimin harcamaları ve yatırımlarını yavaşlatmayı deneyerek bu işin başarılması imkansızdı. TÜİK marifetiyle düşürülen enflasyon ise kimse için inandırıcı olmadı.
İKTİSAT TARİHİNDE ÖRNEĞİ YOK
İktisat tarihinde bu yöntemle enflasyonu kalıcı olarak düşürebilmiş başarılı bir örnek bulunmazken, Türkiye’nin kendi geçmişinde de benzer uygulamaların başarısız sonuçlar doğurduğu defalarca görüldüğü halde “bu kez farklı olacak” yaklaşımıyla aynı reçetenin uygulanmaya devam edilmesi, piyasa gerçeklerinden kopuk bir ısrar olarak değerlendirildi. Yaklaşık üç yılın sonunda ise Türkiye’nin dünyanın en pahalı ülkelerinden biri haline geldiği, sanayisizleşme eğiliminin güçlendiği ve yaşam maliyetinin ciddi şekilde arttığı bir tablo ortaya çıktı.
Bu süreçte dikkat çeken bir diğer unsur, politika sonuçlarına yönelik eleştiriler yerine dış faktörlerin ön plana çıkarılması oldu. Oysa enerji fiyatları yükselmeden önce dahi cari açıkta rekor seviyeler görülmüş, enflasyon ise resmi ölçüm çabalarına rağmen istenilen seviyelere indirilememişti. Buna rağmen ortaya çıkan tablo büyük ölçüde dış gelişmelere bağlandı.
Özellikle petrol fiyatlarının kalıcı olarak yüksek seyrettiği bir küresel ortamda, uygulanan politikaların daha dikkatli değerlendirilmesi gerekiyordu. Çünkü dışarıda maliyetler artarken içeride kurun baskılanması, ithalatı........
