URFA’DA ÖLMEK DE ZOR, ÖLÜSÜNÜ BEKLEMEK DE
En son Urfa’daki Adli Tıp Morgu ve gasilhane sorununu yazmıştım.
Taziye evlerini konuşmayı çok seven ahali, meselenin başlangıç noktasını ise pek konuşmaz.
Bakın, yorum yazan kıymetli Hasan Rüstem Yıldız ne diyor:
“Yeri gelmişken Urfalıların uzun süredir konuştuğu ama bir türlü dile getiremediği bir yarayı açmak istiyorum.
2025 yılı içinde adli tıpa iki kez yolum düştü.
Biri; kanalda boğulan ve dört beş gün boyunca bulunamayan amcaoğlum için…
Diğeri ise; henüz 20 yaşında, kalp kriziyle hayattan kopan bir dostumun oğlu için…
Biri yazın kavurucu sıcağında, diğeri kışın iliklere işleyen soğuğunda.
İkinci olayda, acının en ağır hâlini yaşayan çocuğun amcası bana özellikle ricada bulundu. Saatlerdir adli tıp binasının önünde perişan hâlde beklediklerini söyledi ve şunu ekledi:
‘Ne bir tuvalet var, ne sıcaktan ya da soğuktan korunacak bir yer…
Sabahın erken saatlerinden beri ölümüzün işlemleri bitsin diye ayaktayız.
Sen yazıp çiziyorsun, lütfen bunu dile getir.’
Bu bir sitem değil; bu açık........
