SANATIN DİLİ, AŞK’IN SANATI
"Can ile ruh arasındaki bağ her gün biraz daha kopuyor.
Üzerimize serpilen ölü tohumları süpürmek için
ille ölçüsüz bir çirkinliğin ve başıbozuk bir
kötülüğün dilini kullanmamız gerekmiyor.
Bazen sadece güzele niyet ederek de
kötülükle mücadele edebiliriz. Sanat bunun için var..."
(Leyla İpekçi; Güzelin 1001 Yüzü)
Sanat eseri diyordu Turgut CANSEVER; “Varlık-kâinat tasavvurunun yapılana yansımasıdır. Eserini ortaya koyarken aldığı her karar, sanatkârın varlık ve varlığın güçleri hakkındaki tasavvuruna göre şekillenir. Bu özellikleri ile sanat, din ve ahlâk alanında yer alır.” Sanat önce zihinde oluşur. Tahayyül edilir yani. Önce tasavvur edilir, tasavvuru güzel olmayanın elinden zuhur edecek olan ‘estetik’ kaygıyla yapılmış olsa bile güzelliğe dönüşmeyecektir.
Sanatın amacı güzelliğe ulaşabilmek, estetik olana, etik olana, ahlaki olana, fıtri olana ulaşabilmektir. Estetik olan etik olandan tezahür etmeli, ahlaki olandan, yaratılışın bizatihi kendisinden, özden gelmeli. Güzellik öze ulaştırmalı yani. Zira güzellik, Güzel olan, g(öz)el olandır, Özün göze gelmiş haline ulaşması, güzellikle buluşmasıdır. Sanatçı elindeki esere içinin güzelliğini işleyendir. Gayesini içinde taşıyan eylemdir sanat. Nedir, estetik duyuş insanın kendi eksiğini tamamlama, estetik olan yani kendilik bilincimiz yani özümüzdür. Ahlakımız, yaratılışımız, fıtratımız. Ne diyordu ehli irfan, cemal kemaldedir. Ya da hani sorulmuştu ya bir hak dostuna, dünyaya niçin gönderildik diye. Şöyle cevap vermiş idi: “Kemali bulmak, cemali görmek için.” Sanat insanın eksikliğini elindeki eserle tamamlama çabası. Parçadan bütüne ulaşabilmek; Kesret’de Vahdet’i ve Vahdet’de de Kesret’i görebilmek ve gösterebilmektir.
"Temâşa, bizi, ruhumuzu tabiatta, varlıkta dinlendirme tecrübesi, bir derinleşme durumu. Bu da görsel olan üzerinden gelişen bir tecrübedir. Derinleştiğimiz yerde biz öte ile bir irtibata geçeriz. İslam sanatlarının asıl gayelerinden biri de bizi öte ile buluşturmaktır. Görünenin arkasındaki görünmeyenle bizi tanıştırma arzusu..." Turan Koç’un “Zamanın Gözleri” kitabından yaptığımız alıntı sanatın öte ile irtibatını ortaya koyacaktır. Mustafa Yılmaz da “Portreler Kitabı”nda Sanatın öteye dair bir arayış olduğunu ifade edecektir. “İnsan bu dünyada bir zindandadır. O gerçek yurdunu aramaktadır.........
