HARİTANIN GÜCÜ
Duvarlarımızda asılı duran,telefonlarda masumca incelediğimiz o dünya haritaları sizce gerçekten sadece dağların, nehirlerin ve kıtaların objektif birer yansıması mı? Çoğumuz öyle inanmak isteriz. Haritayı, insanlığın dünyayı tanıma merakının, yeryüzünü anlamlandırma çabasının saf bir ürünü olarak görürüz. Oysa bu, insanlık tarihinin en büyük ve en eski yanılsamalarından biridir.
Gerçek şudur: Harita, toprağın fethinden önce gelir. Ve masanın başına oturup o çizgiyi çeken ve çektiren kim ise, gücü de elinde tutan da odur.
Tarih boyunca kartografi (harita bilimi), insanlığa fayda sağlamak amacıyla değil, egemenlerin elinde bir kılavuz, bir fetih ve propaganda aracı olsun diye fonlanmıştır. Bugün coğrafi sınır dediğimiz şey, doğanın bize sunduğu bir gerçeklik değil; gücü elinde bulunduranların çıkarlarına göre cetvelle çizdiği yapay hatlardır. Sınırı çizen, coğrafyaya; coğrafyaya hükmeden ise üzerindeki insana hükmeder.
Yerli halk küçük dünyasında günlük kavgalarla boğuşurken,........
