ÂMİRE İTAAT DİNİN EMRİDİR
Muhterem Kardeşlerim…
Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlas Yayınlarından faydalanarak, sizleri bilgilendirelim istiyoruz.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
“Habeşli siyah bir köle de olsa, âmirinize itaat edin.” [Buhari]
Demek ki âmir, zenci de olsa, sakat da olsa, köle de olsa, cahil de olsa, kayıtsız şartsız itaat etmek gerekiyor. İsyan etmek ise kesinlikle yasaklanıyor. Yoksa zahiren ona gösterilen itimatsızlık ve itaatsizlik, aslında onu vekil edene yapılmış olur. Bu işi beceremedi demenin, emaneti ehline veremedi demenin başka şeklidir.
Emir edepten üstündür. Kapıdan geçerken veya başka bir şey için, yaşça büyük olanlara, hatta arkadaşlarımıza öncelik vermek elbette iyidir; fakat ısrar etmek kibirden ileri gelir. Mutlaka benim dediğim olsun demektir, hiç uygun olmaz. Hele yaşça büyük biriyse ve sen geç diyorsa, peki deyip geçmelidir. “El-emrü fevkal edeb” yani emre uymak, edebe riayetten önce gelir. Ayrıca, bize “Buyurun” diyene, “Siz buyurun” diye ısrar etmek, tevazu olmaz, emir vermek gibi olur.
Âmirlerle münakaşa edilmez. Onların yaptığı işler ulu orta tenkit edilmez. Onlara itiraz, onları tayin eden âmire itiraz olur. Bizim yanlış sandığımız şey doğru olabilir. Hakkımız sandığımız şey, hakkımız olmayabilir. Hakkımız olsa bile, hakkı kendi elimizle almaya kalkmamız anarşiye sebep olur.
Âmirlere itaat gerekir. Çünkü Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
“Elleri kesik, sakat bir köle de olsa, âmirinize itaat edin.” [Müslim]
“Sırtına vurup malını alsa da, âmirine itaat et.” [Buhari]
Kur’an-ı Kerim’de de mealen buyuruluyor ki:
“Allah’a, Peygambere ve sizden olan âmirlere itaat edin.” [Nisa 59]
Ortada ihanet gibi bir durum varsa, uygun kimselerle istişare edilip durum, usul-i dairesinde bir üst makama bildirilebilir.
Eshab-ı Kiramdan Avf bin Malik el-Eşca'i hazretleri anlatır:
Mûte gazasına çıkmıştım. Sadece bir kılıcı olan Yemenli bir asker de yanımdaydı. Orada kesilen bir devenin derisinden bir kalkan yaptı.
Giderken bir Rum birliğiyle karşılaştık. Silahı da, atının eğeri de altın işlemeli bir Rum, Müslümanlara şiddetle saldırıyordu. Yemenli de bir kayanın arkasında saklanıp........
