menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DUYGU VE MANTIĞIN DİYALEKTİĞİ

18 0
14.08.2026

Bir problemi anlayabilmek, hissedebilmek ve ona dokunabilmek için duygu, insanoğlu için en temel unsurlardan biridir. Toplumda olup bitenler hakkında farkındalık yaratan ve vicdani muhasebeyi yaptıran en insani yönümüzdür. Peki bu, toplumsal problemlerin çözümü için yeterli midir? Tabi ki salt bir duygu, bu konuda yetersiz kalıyor. O halde insanoğlunun bir problemi fark edebilmesi için gerekli duygusallığa ve fark ettiğin problemi çözebilmek için yeterli mantıksal bir yapıya sahip olması gerekiyor. Bu durumda dengeli ve sağlıklı bir toplum için, duygu ve mantık diyalektiğinin işleyişi bir gereklilik değil, bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor.                                                                            Tarihte ilk kez Diyalektik mantığı kullanan Herakleitos, Tez, antitez ve sentez biçiminde işleyen diyalektik süreci, doğadaki varoluşun bir yasası olarak kabul eder. Örneğin gece-gündüzün günü meydana getirmesi, erkek-dişinin varoluşu ve yeni neslin devamını sağlaması gibi. İslam kelamında ve tasavvufunda da "her şey zıttı ile  kaimdir." sözü, gerçekten diyalektiğin varoluş için ne kadar zorunluluk arz ettiğinin apaçık bir ifadesidir.

Duygunun baskın olduğu toplumlarda metafiziksel yaklaşımlar, şiddetli bir sevgi, aşk, şefkat, muhabbet ve dostluk duygusu, mantığın baskın olduğu toplumlarda ise pozitivist yaklaşımlar, ekonomik güç, çıkar ve ihtiyaç üzerine kurulu sosyal ilişkiler, insanların temel bir yaşam felsefesi olmuştur.

Bu zıt iki unsurdan duygunun baskın olduğu toplumlarda selamlaşma, paylaşma, komşuluk ilişkilerindeki samimiyet, acı ve sevinçte bir arada olma kişide bir moral ve güven duygusu oluşturmaktadır. Duyguların yoğun yaşandığı Urfa’mızda meşhur bir söz vardır. "Urfa’ya gelende ağlar, giden de." Gelenin ağlaması ilk kez yeni bir coğrafya ya ve gurbete çıkmanın doğal bir refleksidir. Fakat gidenin ağlaması hiç şüphesiz ki sosyolojik ve kültürel değerlerden bağımsız değildir. Burada edinilmiş dostluklar, paylaşımlar, samimi ve........

© Gazete İpekyol