MEKÂNLARIN MANEVİ HAVASI
İyilik ve kötülük, Allah’ın belirlemesiyle ve ilahî imtihana tabi tutulan insanla ilişkili olarak ortaya çıkmaktadır. Bu itibarla İnsan için kötü olarak değerlendirilen bir şey, başka yaratıklar için kötü olmayabilir. Örneğin gübre insana yönelik olarak “necaset” hükmünü aldığı halde, bitkiler için geliştirici bir gıda olmaktadır. O halde emir ve yasaklarla mükellef tutulan insanlara yönelik olarak Allah’ın hoşnut olduğu, onayladığı ya da emrettiği her şey iyidir; yasakladığı ya da hoşnut olmadığı her şey kötüdür.
Mademki iyi ve kötünün odak noktasında “imtihan” ve “insana yönelik olmak” bulunuyor, o halde insanın hizmetine sunulan bitki, hayvan, eşya ve cansız varlıklar da yine bu iki noktadan iyi ve kötü değerlendirmesine tabidir. İnsan dışındaki bu varlıklarda bizzat iyi veya kötü yoktur, hatta Allah’ın sanatı olmaları itibariyle hepsi iyidir; ancak insanla ilişkilerindeki yönleri itibariyle iyi ya da kötü sayılırlar.
İnsanın yerleştiği, barındığı ya da kullandığı mekânlara da bu açıdan bakılmalıdır. Bütün mekânların gerçek ve değişmez sahibi Allah’tır. Bu yönüyle kötü olan mekân yoktur. Ama yukarıda belirttiğimiz imtihan ve insanla ilişkisi yönüyle mekân da iyi ya da kötü olarak nitelenir. Bir evin tuvaleti kötü sayılır ancak ev imar edilmeden önceki arsasının her tarafı aynıdır, kötü olan bir tarafı bulunmamaktadır. Ev yapıldıktan sonraki tuvalet yeri, arsa iken diğer yerlerden farksızdı. Aynı şekilde yeryüzünün her mekânı için bu durum söylenebilir.
Kötü insanların, kötü amelleri olduğu sürece mekânları da kötü kabul edilir, iyi insanların mekânları da iyi hükmündedir. Her mekânın maddi havası olduğu gibi manevî havası da bulunmaktadır. İbadet ve sevaplar manevi havayı güzelleştirir; günah ve bidatler de onu kirletir. Caminin kutsallığı, ibadet mekânı olmasından kaynaklanır. Kötü yerler de günahların işlenmesinden dolayı kötüdür. Hacerü’l-Esved’in diğer taşlardan farkı yoktur ama Kâbe’de olması, tavaf başlangıcına aracı olması ve Resulullah’ın (ASV) onu öpmesi nedeniyle mübarek bir taş olmuş, diğer taşlardan ayrılmıştır.
İnsandan gelen iyilik ya da kötülükler yaşadığı mekana sirayet eder. Sigara içilen bir odada uzun süre kokusu sindiği gibi, kötülüklerin, günahların manevi çirkef havası mekana sirayet eder ve güzel atmosferini bozar.........
