MEHMET'İN HİKAYESİ
Orta Anadolu'nun bozkırında, haritada yerini bulmak için büyüteç gerektiren küçük bir köyde yaşar Mehmet. Ne büyük bir çiftçidir ne de büyük hayalleri vardır. Birkaç dönüm tarlası, üç beş hayvanı, eski bir traktörü ve kocaman bir yüreği vardır. Mehmet'in sabahı güneşten önce başlar. Horoz daha ikinci kez ötmeye fırsat bulamadan kalkar. Kahvaltı dediği şey bazen bir bardak çayla bir parça ekmekten ibarettir. Sonra doğru tarlaya... Tarlası da öyle büyük değildir. Şehirde yaşayanların bahçe diye küçümseyeceği kadar küçük bir yerdir belki. Ama Mehmet için orası ekmek kapısıdır, çocuklarının geleceğidir, alın terinin toprağa karıştığı yerdir. Her yıl aynı heyecanla eker toprağı. Her yıl aynı korkuyla bekler yağmuru. Ya yağmur az yağar ya çok yağar. Ya dolu vurur ya don düşer. Bir........
