menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

23 nisan.. 23 Nisan: Bayram mı, Sorgulama Günü mü?

2 0
23.04.2026

23 Nisan… Takvimde bir bayram olarak yerini alır. Ulusal egemenliğin simgesi, çocuklara armağan edilmiş bir gün. Coşkuyla kutlanır, meydanlar süslenir, çocuklar şiirler okur. Ancak insanın zihnini kurcalayan bir soru da orada durur: Egemenliğin ve hukukun tam anlamıyla var olmadığı bir yerde, biz aslında neyi kutluyoruz? Ulusal egemenlik, yalnızca bir tarihsel kazanımın adı değildir. Egemenlik; halkın iradesinin özgürce ortaya konulabildiği, hukukla güvence altına alındığı, kurumların bağımsız olduğu bir düzenin adıdır. Eğer bu unsurlar eksikse, egemenlik bir kavram olmaktan öteye geçemez; bir ideal olarak kalır. Bugün dönüp baktığımızda, egemenliğin içinin ne kadar dolu olduğu sorusu önem kazanıyor. Hukukun üstünlüğü gerçekten sağlanabiliyor mu? Yargı bağımsızlığı tartışmasız mı? Kurumlar, siyasi etkilerden arınmış bir şekilde işleyebiliyor mu? Bu sorulara verilen yanıtlar, bayramın anlamını da belirler. Çünkü egemenlik, sadece geçmişte kazanılmış bir hak değildir; her gün yeniden inşa edilmesi gereken bir değerdir. Bunun yolu da güçlü ve bağımsız kurumlardan geçer. Kurumların bağımsız olmadığı bir yerde, egemenlik halkın değil, güç odaklarının elinde şekillenir. Bu noktada en temel yapı taşı ise eğitimdir. Özgür düşüncenin gelişmediği, eleştirel aklın bastırıldığı bir eğitim sisteminde egemenlik bilinci oluşmaz. Laik, bilimsel ve özgür bir eğitim; bireyin sorgulama yeteneğini geliştirir, haklarını bilen ve savunan yurttaşlar yetiştirir. Ancak böyle bir toplumda egemenlik gerçek anlamına kavuşur. Çocuklara armağan edilen bu bayram, aslında bir sorumluluğu da beraberinde getirir. Gelecek nesillere sadece bir bayram bırakmak yetmez; onlara özgür, adil ve bağımsız bir ülke bırakmak gerekir. Aksi halde, kutlanan şey bir hatıradan ibaret kalır. Belki de 23 Nisan’ı sadece bir bayram olarak değil, aynı zamanda bir yüzleşme günü olarak görmek gerekiyor. Eksiklerimizi görmek, yanlışlarımızı kabul etmek ve daha iyisini inşa etmek için bir fırsat… Çünkü gerçek bayramlar, ancak değerleri yaşatabildiğimizde anlam kazanır. Sonuç olarak, 23 Nisan’ın ruhu; sadece geçmişteki bir zaferin değil, geleceğe dair bir sorumluluğun da ifadesidir. Egemenliğin gerçekten halka ait olduğu, hukukun üstün olduğu, kurumların bağımsız işlediği bir düzen kurulmadan bu bayramın anlamı eksik kalacaktır. Ve belki de en doğru kutlama, bu eksiklikleri gidermek için atılacak adımlarda saklıdır.


© Gazete Gerçek