menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SESSİZ İSTİFA…

1 0
latest

Bugün sizlerle iş yerinde çalışanlarda görünen “sessiz istifa” kavramından bahsedeceğiz. Daha doğrusu bu bir kavramdan ziyade, çalışan tarafından alınan bir tavırdır. Bu tavır ve nedenlerine geçmeden önce kavramsal olarak nedir bu sessiz istifa? Biraz buna değinmekte fayda var.

Sessiz istifa, çalışanın görevinin gereğini yerine getirirken kendinden bir şey katmaması halidir. Pratik olarak açarsak; problemlerde inisiyatif kullanmama, işler yetişmediğinde gönüllü ek çalışmama, toplantılarda fikir beyan etmeme, gönüllü projelerde yer almama, görünür olma noktasında yeterli çaba sarf etmeme, potansiyeli olmasına rağmen karar aşamasında risk almama…. Kısaca bir vaz geçmişlik durumu diyebiliriz.

Bu durumda olan çalışan, asli görevini yerine getirirken ne bir eksik ne de bir fazla çalışır. Dolayısıyla iş yeri açısından kritik kısmı, performans eksikliği görülmediğinden aksiyon alınamaması; sessiz istifa durumundaki çalışan içinse, bilinçli ya da bilinçli olmadan kendi kariyer yolunu sekteye uğratmasıdır. 

Bu durum ne bir kazan- kazan ilişkisidir, ne de bir kaybet-kazan ilişkisidir. Hem iş yerinin hem de çalışanın kaybet-kaybet durumu söz konusu olur. Dramatik diyebileceğimiz bu hale zemin hazırlayan bazı durumlar vardır. 

Bunlardan biri; henüz işe başlamadan önce yani mülakat aşamasında, aday personele o iş yerinde hangi gelişim alanlarını tamamlarsa nasıl bir kariyer yolunun kendisini beklediği iş yeri tarafından bildirilir. Aday, personel olduktan sonra belirtilen gelişim alanlarını tamamlamasına rağmen vaat edilen kariyer imkânı kendisine sağlanamazsa hayal kırıklığı süreci başlar.

Bir diğeri ise son yıllarda pek bir revaçta olan “liyakat” dediğimiz kavramın hakkıyla işlemiyor olmasıdır. İkili ilişkilerin devreye girmesi, kapı arkalarında konuşulanlar ve........

© Gazete Gerçek