Maçın ardından aklıma takılanlar...
FUTBOL bir oyundur.
Hem de güzel bir oyun.
Hayat içinde gününden, geleceğinden mutlu olmayan ve kendine bir yaşam keyfi bulmaya çalışan Türk halkının fanatizm ölçeğinde yaşamaya çalıştığı bir oyun.
Kavgalar bu nedenledir.
Ayrı düşmeler de sevinç de üzüntü de desteklemek de çok abartılır bu memlekette…
Maçın öncesinde Trabzon kafilesine reva görülen davranış biçimi, bu fanatizmin eseridir.
Hiçbir takım için öngörülecek ve desteklenecek bir biçim de değildir.
Maçlar sahada oynanır, kazanılır veya kaybedilir.
Dolayısıyla cumartesi oynan maç, ne son kaybedilen bir maçtır…
Ne de son kazanılan…
Bu iki takımda daha çok karşı karşıya gelecek, yine bir kazananı ve kaybedeni olacaktır.
İlk on beş dakikasında ev sahibi olmanın verdiği hazla oyuna hakim olmaya çalışan bir Samsunspor vardı.
Ama o dakikadan sona Trabzonspor baktı ki Samsunspor atakları netice verecek gibi değil oyunun seyrini ele aldı.
İlk yarıda kaleyi bulan tek şutu yok kırmızı beyazlıların…
Ama rakipte Onuachu gibi zaptedilemez ve her an kontrol edilmesi gereken bir golcü var.
Trabzonspor da bu oyuncusuyla iki gol........
