KUL HAKKI HER ŞEYİN ÜZERİNDE
YÜCE YARADAN ne diyor; “Benim karşıma kul hakkı ile gelmeyin!” Helalleşmeden, karşı taraf razı edilmeden hakka tecavüz etmek Allah katında en büyük ve affedilmez günahların başında yer alıyor. Üzmek, ezmek, insanları hor görmek kolay. Gücün verdiği aymazlıkla yapıyor insanoğlu bunları. İnanan insanın ahrette başına ne geleceğine aldırış etmemesi mümkün mü? Bile bile insanı mağdur etmenin mazur görülecek bir tarafı yok. Bu yanlışlık diyebileceğimiz tavır ne yazık ki yerel yönetimlerin değişimlerinde sık sık yaşanıyor. Önceden fişlenmişler var. Gayri meşru işlere bulaşmışlar var. Görevi savsaklayanlar var. İşine sahip çıkmayanı layık olduğu muameleye tabii tutmayı anlarım. Belli bir cezayı gerektirir. Ama suçu yokken… Ama hak etmiyorken kimsenin itilmesine, tecrit edilmesine, aşağılanmasına olur vermem elbette mümkün değil. İşin başka bir boyutu ise; İşe adam bulmak değil, Adama iş bulmak kısmı… Yandaş diye… Yakındır diye… Birilerinin adamıdır, diye kadrolara dolduracağınız her kişinin aslında orayı hak eden başka kişilerin hakkına girmek demek olduğunu herkes bilmeli. Liyakat diyoruz. İhtisas diyoruz ama o işle uzaktan, yakından ilgisi olmayanları oralara dolduruyoruz. Birçok kez verdiğim bir örnek var. Geçmiş yıllarda bir partiden meclis üyesi olan inşaat mühendisi olan bir arkadaşım Hukuk Komisyonu’na yazılmış, bu tutum garipsenmişti. Aynı şekilde ihtisasının gereği olan bir bölümde görev yapan bir personeli kendisiyle alakalı olmayan bir başka göreve sırf cezalandırmak için atamak gibi. Bu, bir terziye, ‘Sen git berberlik yap’ demek… Onun da ötesinde arzuları tatmin için kişilere eziyet etmek anlamına geliyor. Yerel yönetimlerde seçilmiş kişilerin kendi kadrolarını liyakate uygun kurmalarına… Çalışma prensiplerine uymayanları yine ihtisas dallarında olacak şekilde atanmalarına kimsenin diyeceği bir şey yok. Ama siz kindar düşüncelerle ve düşmanca davranarak insanları cezalandırırsanız, kul hakkının her şeyin üzerinde olduğunu unutuyorsunuz demektir. Bugün koltuklarının keyfini çıkartarak gerdan kıvırıp, her türlü etikten uzaklaşmış insanları hala oralarda tutmayı yeğlerken, tutunacak dalları olmayan insanlarla uğraşmak kul hakkı yemenin daniskası oluyor. Ben ne dersem diyeyim, biliyorum vazgeçmeyeceksiniz. Ama bilin ki, üzdüğünüz, muhatap olduğunuz insanlar sizi affetse de, Allah affetmeyecek!
