Haberimi kaldır diye arayanlara tek cümlelik yanıt: Emrin olur!
GAZETECİLİK gerçekten zor iş…
Sadece bu döneme özgü değil bu tanım...
Herkes senden iyisini ister.
Suçunun görmezden gelinmesini ister.
İstemler, menfaatler açısından hoş gelebilir de…
Bu istem gazeteciye, 'Sen görev yapma' demek gibi gelir.
Çünkü onun için kamuoyunu ilgilendiren her şey bir haber değeri taşır.
Elbette asparagaslar için söylemiyorum.
Ama bir eylem yapılmışsa…
Bu eylem, zapturapt altına alınmışsa…
Yasalar nezdinde suç kapsamına giriyorsa…
Hatta güvenlik güçleri çoğu zaman olduğu gibi suç üstü ya da takip yapıp suç işleyeni göz altına almışsa;
Bu artık gazeteci için sayfalarına veya ekranına taşıması gereken ve haber değeri olan bir eylemdir.
O nedenle; ‘Sen bunu neden yazdın’ diyemeyeceğin gibi haberin kaldırılması gibi bir keyfiyete de sahip değilsindir demektir.
Dün Gazete Gerçek’te bir haber yer alır.
Haber okulda velilerin önünde küfürler yapan saldırgan bir kadın ile ilgilidir.
Sonradan ajanslara da düşen bu haber doğal olarak da gazetenin yazı işleri tarafından değerlendirilir ve ekrana taşınır.
Sonrasında haber muhataplarının gazeteyi sorumlu tutar davranışlarına şahit oluyoruz.
Kim olduğunu sormaya bile tenezzül etmediğim birisi telefonla arayarak gazeteden hesap sormak merakına kapılır.
Sadece kapılmakla da kalmaz, video haberin kaldırılmasını ister. O anda sesler yükselince merak ettim, yazı işlerindeki kardeşim olayı bana anlattı.
"Bağırmaya ne gerek var!"
'Ya, ne deseydim Abi' deyince;
'Emrin olur' deyip kapatacaktın dedim.
Ya habere konu olacak kabahati işlemeyeceksin!
Ya da sürece katlanacaksın.
Bunun başka bir yolu da yok güzel kardeşim...
