menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SAVAŞ TSUNAMİSİ GELİYOR!

21 0
25.03.2026

İranlılar kabul etmiyorlar ama iddia o ki ABD bir ayı dolmak üzere olan bu savaşın sona ermesi için görüşmelere başlamış.

İddianın sahibi ise bir dediği bir dediğini tutmayan, bugün bütün dünyayı tehdit ederken ertesi gün kuzuya dönen ABD Başkanı Donald Trump…

Ben de İran ile arka kapı diplomasisinin başladığını düşünüyorum. Çünkü Trump, baktı ki işler yolunda gitmiyor, ne kadar tehdit etse de Hürmüz Boğazı'nı bile açtıramıyor, üstelik ne NATO ne de Avrupa yanında değil, yavaş yavaş 'barış' mesajları da vermeye başladı.

Çünkü İran’a kısa sürede diz çöktürebileceklerini sanan ABD ve İsrail fena yanıldı. ABD, Hürmüz boğazının kontrolünü bile ele geçiremedi.

Kaldı ki İran yalnızca kendini savunma pozisyonunda da değil, zaman zaman çok sert karşılık da veriyor.

Bu savaşın ekonomiye faturası da her geçen gün kabarıyor. Zaten 'eğer' bu savaş uzarsa faturasının ağır olacağı özellikle de Türkiye için büyük bir şok etkisi yaratacağı artık en yetkili ağızlar tarafından da dillendirilmeye başlandı.

Baksanıza Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bu yönde toplumu alıştırmaya yönelik çaba içerisine girdi bile.

Geçenlerde bir ulusal yayın kuruluşuna verdiği röportajda Bakan Şimşek, "Cari açık, enflasyon, büyüme ve bütçe üzerinde ciddi potansiyel etkileri olabilecek büyük bir dış şokla karşı karşıyayız. Yine de şokun geçici olacağı varsayımıyla konuşuyorum. Savaşın etkileri önümüzdeki aylarda bir ölçüde hissedilecek. Cari açık konusunda biraz kaygılıyım, zira petrol fiyatları doğrudan cari açığı artırıyor” dedi.

Bakan Şimşek'i ve bütün ekonomistleri, en fazla endişelendiren mesele tabi ki 'CARİ AÇIK'.

Önce şunu hatırlatayım; Türkiye'nin bu yılki cari açığı başlangıçta 22,3 milyar dolar olarak öngörülmüştü.

Ancak bu öngörüde bulunulmasından sonra köprülerin altından çok sular aktı.

Daha sonra 25,2 milyar dolar olarak duyuruldu. Fakat, Merkez Bankası’nın yurt dışı yerleşiklere yapılan ödemeleri izlemede yeni bir yönteme geçmesi verilerin revize edilmesi sonucunu doğurdu ve 2025’in açığı 30,1 milyar dolar olarak değişti. Bu yılın ocak ayı sonundaki yıllık açık da 32,9 milyar dolar oldu.

Dolayısıyla bu yıl için öngörülen 22,3 milyar dolarlık açığın artık hiç önemi kalmadı.

Cari açıktaki riskler hangi kalemlerde diye düşünürsek; her şeyden önce Türkiye'nin ihracatı ve turizminin olumsuz etkileneceğini söyleyebiliriz.

Turizmde 10 milyar dolar kayıp oluşması durumunda ise cari açık 37 milyar, ihracattan da yine 10 milyar kayıp oluştuğunu düşündüğünüzde açık 47 milyara ulaşır.

Bunun üstüne bir de enerji (petrol) fiyatlarına bağlı olarak ithalatta ortaya çıkacak bir 10 milyar dolarlık ek yük daha koyun. Oldu mu cari açık 57 milyar dolar.

Yani eğer bu savaş uzarsa ve petrol fiyatları düşmezse, cari açığı 50 milyar dolarda tutmak bile büyük başarı olacaktır.

O yüzden her gün dengesiz laflarıyla bütün Dünya'da kafaları karıştıran Trump, bu savaştan biran önce geri adım atarsa sadece onun için değil bizim için de en hayırlısı olacak.

 Yoksa baksanıza Bakan Şimşek “Enerji fiyatları çok yüksek ve bunun bir maliyeti olacak, hazırlığınızı ona göre yapın" demeye başladı bile…

Günün sonunda geldiğimiz nokta şu:

Savaş, kapımıza dayandı.

Enflasyonu zaten yenememiştik ve şimdi savaş tsunamisi geliyor!


© Gazete Gerçek