Riyad'ın kalkanı Türkiye mi? Peki ya İran...
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın 7 Ağustos'ta imzaladığı Ortak Savunma Anlaşması'nı, sadece Türk halkı değil Ortadoğu, İslam coğrafyası ve bölgede çıkarları olan tüm emperyalist devletler de dikkatle izliyor. Çünkü çok önemli. Nedir önemi? Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları kınamak başka, bir ülkenin bölgesel çatışmalarına ne ölçüde taraf olacağınızı belirlemek çok başka bir şey. İmzaların atılmasından bu yana hükümet, anlaşmanın kurumsal altyapısını oluşturmak için çalışmalarını sürdürüyor. Önümüzdeki günlerde Meclis'e sevk edilmesi planlanıyor. En son Cumhurbaşkanı Erdoğan da bir açıklama yaptı. Açıklamasının satır aralarına baktığımızda söz konusu anlaşma için NATO benzetmesi yapılması hayli dikkat çekici. Peki, bu anlaşma Türkiye'ye hangi yükümlülükleri getirecek? Olası bir İran-Suudi Arabistan çatışmasında Türkiye nasıl bir pozisyon alacak? Askeri desteğin sınırları nerede başlayıp nerede bitecek? Bunlar ayrıntı değil, Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren temel sorular. Elbette bizim gibi bir coğrafyada yaşıyorsanız, bölgesel iş birliği, caydırıcılık ve ortak güvenlik önemli oluyor. Ancak bir savunma anlaşmasını imzalarken, yalnızca müttefiklere verdiği güvenceyi değil, ülkenizi hangi risklerle karşı karşıya bırakabileceğinizi de hesaplamak zorundasınız. O yüzden Meclis'e gelecek metin, bu nedenle yalnızca........
