menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ZARARINA SATIYORUM AMA DURURSAM BATIYORUM!

7 0
30.04.2026

Sabahın ilk ışıklarıyla fabrikaya giren, gece yarısına kadar üretim bandının başında duran bir sanayicinin iç döküşü aslında bugün binlerce ihracatçının ortak çığlığı: "İşçim çalışıyor, malım gidiyor, siparişim var; ama her geçen gün biraz daha batıyorum. Nasıl oluyor bu?" 2026 yılının Türkiye’sinde bu tablo artık bir istisna değil, "sessiz çöküşün" anatomisidir. Yıllık milyonlarca dolar ihracat yapan, dürüst ve çalışkan iş insanlarımız, bilançolarında gizlenen o sinsi düşmanla baş edemez hale geldi. Peki, üretim çarkları dönerken bir şirket nasıl içten içe erir?

Sorunun kaynağında, ihracatçının boynuna dolanan iki farklı kement var. Döviz kredileri kur artışıyla zaten bir yük; ancak asıl darbe TL kredilerinden geldi. Kurun baskılandığı ama faizlerin serbestçe fırladığı bir dönemde, dolar bazında bile borcu büyüyen bir imalatçı profiliyle karşı karşıyayız. Doların yüzde 40 arttığı yerde........

© Gazete Gerçek